(5275 S. K. m. 122) (4926 S. K. m. 4, 34) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2) (647 S. K. m. 5)
Dava: 4926 sayılı kanuna muhalefetten sanık Tan Bostan hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne ve müsadereye dair Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 10.07.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Nisbi harca hükmolunmaması ve müsaderesine karar verilen eşyaların CİF değeri cezaya ilave edilmeden yapılan hesapla nisbi vekalet ücretinin eksik tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 4926 sayılı yasanın 34. maddesinde öngörülen Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir. düzenlemesinin ödeme önerisine esas alınacak değeri ifade ettiği ve ödeme önerisi gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşyalar konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerin belirlenmesi ve bu değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin cezaya esas alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmolunması,
3- Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değeri pek hafif olduğu halde, sanığa hükmolunan cezadan 4926 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince indirim yapılmaması,
4- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5. maddesi uyarınca, hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesinin gerekmesi ve 5083 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince cezaların hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirası (YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmamasında zorunluluk bulunması,
5- 5275 sayılı yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı yasa yürürlükten kaldırıldığından, gecikme zammı uygulanmamasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy