(4389 S. K. m. 20, 22) (5187 S. K. m. 11)
4389 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Kadir Kemal Çetinkaya ve Hüseyin Mert Çetiner haklarında yapılan duruşma sonunda; sanıkların beraatlerine dair Üsküdar 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.07.2004 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 08.08.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Kadir Kemal Çetinkaya hakkındaki hükmün Muvaffak Tatarın karşı oyu ve oyçokluğuyla, Hüseyin Mert Çetiner hakkındaki hükmün ise, Muvaffak Tatarın değişik gerekçesi ile oybirliğiyle istem gibi ONANMASINA, 14.02.2008 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Express Tansiyon dergisinin sorumlu yazı işleri müdürü ve yazarı olan sanıklar hakkında; 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı bankalar yasasının 22/7. maddesinde unsurları yazılı suçu işledikleri anlatımı ile dava açılmış, mahkemece 22/6. maddede yazılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve ayrıca yazılan yazının eleştiri sınırları içerisinde kaldığı gerekçeleriyle beraatlerine karar verilmiştir.
Müdahilin temyizi üzerine incelenen kararın onanmasına dair sayın çoğunluk kararının usul ve yasaya uygun olmadığı yolundaki karşı oy ve değişik gerekçe düşüncelerim aşağıdaki gibidir.
1- Yerel mahkeme, 26.12.2003 gün ve 5020 sayılı yasanın 25. maddesiyle 4389 sayılı yasanın 22. maddesindeki fıkraların teselsül ettirildiğini gözetmeyerek, beraat gerekçelerini 22. maddenin 7. fıkrasındaki değil 6. fıkrasındaki suçun unsurlarının oluşmamasına dayandırmıştır.
2- Express Tansiyon isimli haftalık derginin 25.08.2003 tarihli 27. sayısında sanıklardan Kadir Kemal Çetinkaya imzasıyla yayımlanan VEFA başlıklı yazının bütün olarak incelenmesinden, müdahille ticari ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle sanığın; ... temeli belli olmayan finans kurumlarından insani yaklaşım beklemek hayalmiş ..., ... seçimden sonra maske düştü, artık yandaşlar ve yandaş olmayan olarak müşteriler ikiye ayrıldı..., ... eğer İslamiyeti bir bütün olarak yaşıyorsanız ödeme taksitlerinizi geciktirseniz bile aranmıyorsunuz, normal şekilde dini kalbinizde yaşıyorsanız, Arap zulmüne benzer davranışlarla karşılaşıyorsunuz..., ... acaba kaynaklar bol keseden yandaşlara aktarılıyor da, bizlere verecek kaynakları kalmıyor mu..., ... İslamiyet bahane faiz karları şahsına..., ... sizi camiamızda nasıl vezir ettiysek rezil de etmeyi biliriz... gibi cümleler kullanarak İletişim araçları vasıtasıyla bir bankanın (müdahil kurum banka değilse de, 4262 sayılı yasa ile değişik Bankalar Kanununun 20/6-a maddesinin 3.fıkrası atılı suçun özel finans kurumlarına karşı da işlenebileceğini belirtmektedir) itibarını kırabilecek şöhretine yada servetine zarar verebilecek bir hususa sebep olma şeklinde tanımlanabilecek suçu işlediği dosyada aslı mevcut dergi ve ikrar ile anlaşıldığı halde mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
3- Sözü edilen derginin sorumlu yazı işleri müdürü olan sanık Hüseyin Mert Çetinerin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Kanununun 11/2. maddesi uyarınca cezai sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi yerine yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesine işaret edilerek, hakkındaki beraat kararının sonucu itibariyle doğru olduğu için onanması gerekirken doğrudan doğruya onanmış olması nedenleriyle;
Sanık Hüseyin Mert Çetiner hakkındaki sonucu itibariyle doğru bulduğum beraat kararının onanmasına dair karara değişik gerekçeyle katılıyor, sanık Kadir Kemal Çetinkaya hakkındaki onama kararına ise katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy