(5187 S. K. m. 3, 14) (2709 S. K. m. 28) (1412 S. K. m. 343)
Dava: Yeni Asır Gazetesinin 05.12.2004 tarihli nüshasının Yeni Asır Pazar adlı ekinin 5.sahifesinde Yalçın Menteş tarafından kaleme alınan Bu nasıl fetva başlığı ile yayımlanan yazı nedeniyle ilgilisi Ömer Öngüt vekili tarafından vaki düzeltme ve cevap isteminin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına dair, Sakarya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 11.01.2005 gün, 2004/14 müteferrik sayılı kararına karşı Yeni Asır Gazetesi Sorumlu Müdürü Muzaffer Oktay vekili tarafından vuku bulan itirazın reddine ilişkin Adapazarı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2005 gün, 2005/56 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 02.05.2005 gün ve 19111 sayılı Kanun Yararına Bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2005 gün ve Y.E.2005090815 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kullanılan düzeltme ve cevap hakkının, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir hak olduğu, ancak bunun haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamayacağı, ilgilinin gerçeğe aykırılık iddiasının objektif ölçülere dayanılarak değerlendirilmesi gerektiği, düzeltme ve cevap hakkı kullanılırken suç unsuru içermeyen ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan ifadelerin kullanılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu'nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Anayasa'nın 28. ve 5187 sayılı Basın Yasası'nın 3. maddesinde ifadesini bulan basının haber verme hakkı gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık unsurları ile sınırlıdır. Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece hukuka uygundur. Bu unsurlardan birini taşımayan haberin veya eleştirinin hukuka uygun olduğundan söz edilemez ve saldırıya uğrayan kişisel hak korunmaya değer bir üstünlük kazanır.
Kanun yararına bozma istemine konu yazının güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi unsurlarını içermekte olduğunda kuşku yoktur. Konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık unsuruna gelince; bu unsur haber gerçeği yansıtsa dahi kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak niteleme ve yorumun haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde bulunmasını öngörür. Öze ilişkin koşulların varlığı durumunda da biçimsel koşullara uyulması zorunluluğu vardır. Eleştirinin verilişinde gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmelere gidilerek içerik ile uygun düşmeyen tahrik edici, yalın bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratıcı dil ve ifade kullanılır, seçilen sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici nitelikte olursa konu ile ifade arasındaki denge bozulur, haber veya eleştiri hukuka aykırı duruma gelir.
Sonuç: Belirtilen hususlar göz önüne alındığında ve bütünü değerlendirildiğinde anılan yazının konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık unsurunu taşımadığı ve dolayısıyla Ömer Öngüt'ün kişilik haklarının ihlal edildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma istemini içerir ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden REDDİNE, 29.11.2006 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Anayasanın 28 ve 5187 sayılı yasanın 3. maddelerine göre basın özgürdür.
Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletlerinde korunması gereken önemli değerlerden birisidir. Çünkü toplumun bilgi edinmesi ve gelişmesi bakımından ve aynı zamanda kültür, sanat, edebiyat, siyaset ve akla gelebilecek her alanında topluma mal olmuş kişilerin halka tanıtımında ve bu kişilerin toplum adına bir anlamda denetimi bakımından çok önemli görev ifa ettiğine kuşku yoktur. Basın, görevini yerine getirirken sonsuz bir serbestiye sahip değildir. Bazı sınırlamalara tabidir. Bunlardan biri de kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasıdır.
Basında yer alan açıklamalar konusuna göre olay açıklamaları ve değer yargıları olmak üzere iki biçimde belirir. Günlük basında yer alan haberler olay açıklaması, eleştiriler ise değer yargısı niteliğindeki basın açıklamalarıdır. Olay açıklamaları belli bir olayın objektif olarak aktarılması olduğu halde, değer yargıları bir olay yada durum hakkındaki sübjektif düşünce açıklamalarıdır. Eleştiriler değer yargıları içinde önemli bir yer tutmakla beraber bu sayede toplumdaki aksaklıklar ortaya konmakta, bunların giderilmesi istenmektedir. Hukuka uygunluk sınırları içinde kalarak eleştiri hakkı kişi açısından en olumsuz inanç ve sonuçların dahi açıklanabilmesi olanağını ifade eder.
Haber verme hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanılabilmesi için gereken ölçütler dört başlık altında toplanmaktadır.
Bunlar;
1- Haber gerçek olmalı,
2- Haber güncel olmalı,
3- Haberin verilmesinde kamu yararı bulunmalı,
4- Haberin veriliş biçimi ile özü arasında düşünsel bir bağ bulunmalıdır.
Bu unsurlar eleştiri hakkı yönünden de geçerlidir. Yani eleştirinin olabilmesi için, yazının gerçek olgulara dayanması, güncel bulunması ve bu haberin verilmesinde kamu yararı bulunması koşullarına bağlıdır.
Olaya baktığımızda;
Toplumun organ nakli konusunda bilinçlendirilmeye ve duyarlılığının artırılmaya çalışıldığı bir dönemde Ömer Öngüt'ün herhangi bir eğitim almaksızın yalnızca kendi bilgileri doğrultusunda yazdığı kitapla organ nakli yapılmasının yine kendi ölçülerine göre kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını okuyanı sarsıcı ifadelerle dile getiren ancak ne tıp ne hukuk nede din bilimi ile bağdaşmayacak düşünce ve ifadeleri içeren bu kitap nedeniyle toplumun yanlış yönleneceği endişesi taşıyan ve üstelik tiyatro sanatçısı olan yazar eleştiri hakkını kullanmıştır. Eleştiri övgü olmadığına göre zorunlu olarak sert olacaktır. Yazar eleştiri hakkını kullanırken, okuyucunun dikkatini çekmek için yazısını mizahi bir dille kaleme almış ilgili şahsı bir anlamda karikatürize ve hicvetmiştir. Bu bağlamda yazının kişilik haklarını ihlal etmediği ancak ağır eleştiri kapsamında değerlendirilebileceği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy