(5252 S. K. m. 9, 12) (1412 S. K. m. 321) (5237 S. K. m. 7) (5320 S. K. m. 8)
Dava: 4389 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Tuba Güngör Abatan ve Ayşe Köymen haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından süresinde istenilerek, sanık Tuba Güngör Abatan müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 22.4.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık Tuba Güngör Abatan hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle, sanık Ayşe Köymen yönünden re'sen olmak üzere temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar müdafiileri Av. Filiz Doldu ile Av. Burhan Arıkan savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargıtay'ın görev konusunda istikrar kazanan uygulamaları doğrultusunda tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Bankada uzman (operasyon yetkilisi) olarak çalışan sanık Tuba Güngör ile gişe yetkilisi olan sanık Ayşe Köymen'in Haziran 2000 ile Mart 2001 tarihleri arasında banka bilgi işlem sistemindeki vadeli hesap düzeltme işlemi (VDDZ) ekranını kullanarak vadeleri dolacak hesaplara ait listeleri bir gün önceden alıp, bu, hesaplara ait faiz oranlarını arttırdıkları, müşterinin normal faizden alması gereken tutar ile fark faizi uygulanması sonucu oluşan yeni tutar arasındaki farkın ertesi gün sanıklar tarafından çekilerek paylaşıldığı, müşterilere normal faizin ödendiği bu şekilde usulsüz olarak değişik tarihlerde yaptıkları toplam 71 adet işlemde. 65.736.770.061-TL, 10 adet işlemde 21.009-DM ye 5 adet işlemde 3.527-USD parayı hesaplarına geçirerek çalıştıkları bankayı zarara uğrattıklarına dair banka müfettişi raporuna dayanılarak kamu davası açılması karşısında;
Müfettiş raporu ve eklerinin aslı ya da onaylı suretleri ile suça konu edilen hesaplardan çekilen paraların dayanağı belgelerin getirtilmesi, bulunamadığı takdirde bankanın bilgisayar kayıtları, defter ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak, sanıkların bu işlemleri yapmaya yetkili olup olmadıkları, tespit edilen işlemleri ne şekilde gerçekleştirdikleri, sanıkların her bir eylemleri ile temellük ettikleri TL, USD ve DM miktarları tespit edildikten sonra, zimmetin normal denetim ve bankada mevcut kayıt ve belgelerin karşılaştırılması ve kontrolü sonucu tespit edilip edilemeyeceği, suçun banka dışı araştırmayı gerektirecek derecede bankayı aldatıcı ve fiilin açığa çıkmasını engelleyecek her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenip işlenmediği belirlenip, gerektiğinde müfettiş raporunda ismi geçen banka çalışanları da dinlenilip, sanıkların savunmaları da değerlendirilerek eylemin basit ya da nitelikli zimmet vasfında olup olmadığı ve bankanın gerçek zararı da saptandıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dosyada mevcut nüfus cüzdanı suretinde sanık Tuba'nın soyadı Güngör olarak yazılı olduğu halde celbedilen nüfus kaydında kızlık soyadı olan Abatanın bildirildiği gözetilerek; bu çelişkinin giderilmesinin gerekmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3- Gerçek zararın sanıkların temellük ettiği miktar olduğu gözetilmeksizin müfettişin bildirdiği brüt zarara hükmedilmesi,
4- Banka zararının belirlenmesi sırasında her bir eylem tarihindeki Amerikan Doları ve Alman Markı'nın Merkez Bankası efektif satış fiyatının esas alınması suretiyle belirlenmesi gerekirken döviz satış kurunun uygulanması,
5- Vekalet ücretinin müdahil yerine vekiline verilmesine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı olup;
6- Hükümden sonra, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir v değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy