(5271 S. K. m. 34, 232) (1086 S. K. m. 284)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunluluk bulunması karşısında; başvuru şekli, süresi ve mercii açıkça gösterilmeyen somut olayda, müdahil vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek, 06.12.2005 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
03.07.2003 tarihli iddianame ile sanık Güvenç Y.'in banka zimmetine iştirak suçundan hakkında açılan kamu davası aynı mahkemenin temyiz incelemesine konu 2003/70 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen sanık Adem A. yönüyle mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Türkiye İş Bankası A.Ş Hayrabolu şubesinde gişe görevlisi olarak çalışan sanık hakkında banka müşterilerinden; Zübeyde Kurt Y., Mahmut S., Nilgün Ö., İbrahim B., İzzet E., Mustafa İ., Semiha Ü., Kamil U., Mehmet Se. ve Şerif Ay.in yatırım ve döviz hesaplarındaki hisse senetleri ile dövizleri bozdurarak zimmetine geçirdiğinden bahisle kamu davası açılmış olup; müşterilerin hesaplarından gerçekleştirilen her bir işlem bakımından ayrı ayrı bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak hileli faaliyet kapsamında bulunup bulunmadığı, banka içi kayıtlarla tespitinin mümkün olup olmadığı, banka dışı araştırmayı gerektirip gerektirmediği hususlarının saptanması yönünde dosyanın tümüyle üç kişilik uzman bilirkişi heyetine verilip, her bir işlem itibariyle ayrı ayrı olmak üzere nitelikli veya basit zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı ve zimmete konu banka zararının ne kadar olduğu tespit ettirilip, hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, anılan hususları içermeyen eksik bilirkişi incelemesinde iddianameye konu edilmeyen müşterileri yönüyle hesaplanan zimmet miktarı olan 21.153.021.000 TL.nin banka zararı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, kabul ve uygulamaya göre de;
2- 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesinin A fıkrası ile bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.6.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi ve anılan yasanın 164. maddesindeki özel görev hususu ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararı uyarınca Bankacılık Kanununa aykırılık suçlarından doğan davalara bakma görevinin fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu il adı ile anılan Ağır Ceza Mahkemesinin görevli kılındığı gözönünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi,
3- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/9. maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, hangi eylemlerin zimmet kabul edildiği, keza zimmetin hangi nedenle basit olarak kabul edildiğine dair gerekçeye de yer verilmeyerek yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
4- Banka Müfettişi tarafından düzenlenen 10.03.2003 günlü soruşturma raporu ekinde bulunan delil niteliğindeki belgelerin bir kısmının okunaksız ve tamamının onaysız fotokopi olduğu gözetilerek, asıllarının veya okunaklı ve onaylı suretlerinin getirtilip incelenmeden hükme esas alınması,
5- Banka zararının tazminine hükmolunduğu halde nispi harç alınmasına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ile sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy