(4389 S. K. m. 21) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5237 S. K. m. 53)
Dava: 4389 Sayılı kanuna muhalefetten sanık Kemal Dabansız hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.11.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık müdafii tarafından süresinde, katılan Mücella Şahin yönünden süresinden sonra istenilerek, sanık müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve düzeltilerek onama isteyen 11.6.2007 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık müdafii Av. Hülya Aksoy savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Mücella Şahin'in yasal süresinden sonra vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanığın, mudiler Mehmet Aktaş, Mücella Şahin ve Makbule Arıkan'ın hesaplarından adlarına düzenlenen tediye fişlerinden bir kısmına mudiler adına imzalar atmak suretiyle para çektiği kabul edilmiş ise de, basit zimmet sonucu mal edinilen miktarın, nitelikli zimmet sonucu verilecek adli para cezasına dahil edilemeyeceği de nazara alınıp, gerçekleştirilen zimmet eylemlerinin her bir işlem itibariyle ayrı ayrı olmak üzere banka görevlilerince ilk bakışta anlaşılabilir ve yine bu işlemlerin banka içi kayıtlarla ve normal teftişte ortaya çıkarılabilecek nitelikte bulunup bulunmadığı hususlarının bankacılık konularında deneyimli ve uzman bilirkişiler marifeti ile tespiti ve düzenlenecek rapor sonucuna göre nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve zimmet eyleminin hangi nedenlerle nitelikli kabul edildiği karar yerinde tartışılıp gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıktan tahsiline karar verilen zarar miktarının karar yerinde açıkça belirtilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK. nun 53/2. maddesi uyarınca hükmolunan hak yoksunluğunun anılan kanunun 53/3 maddesi uyarınca velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanacağının düşünülmemesi,
4- Atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müşteki mudi Mehmet Aktaş'ın davaya katılmayacağı gözetilmeden, katılmasına ve lehine vekalet ücretine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafii'lerinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında öne sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, sübutu kabul edilen suçun gerektirdiği ceza miktarına ve tutuklu kaldığı süreye göre tahliye isteminin reddine, 03.10.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy