(2863 S. K. m. 4, 23, 25, 67) (765 S. K. m. 102)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 13.11.2003 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş ise de;
2863 sayılı Yasanın 4. maddesinde haber verme zorunluluğu başlığı altında taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarını bulanların malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin en geç 3 gün içinde bu durumu ilgili mercilere bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş buna aykırı hareket edenlerin ceza yaptırımı 67. madde de yer almıştır. Görüldüğü üzere var olduğu bilinmeyen kültür varlığının bulunması, bilinmesi veya yeni haberdar olunması halleri 4. maddesinin kapsamındadır.
2863 sayılı Yasanın 25. maddesi, 4. madde uyarınca Bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirtilen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür.
Bu itibarla bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gereken kültür varlığı niteliği taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar, korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 sayılı Yasanın kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
Bu açıklamaların ışığı altında, öncelikle sanığın bahçesinde bulunan eserlerin 20.05.2005 tarihli bilirkişi raporunda 2863 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde ve etütlük değerde olduğu ancak müzede tasnif ve tescile tabi teşhirlik eser olmadıklarının belirtildiği anlaşılmakla, bu belirlemenin kendi içerisinde çelişkili olduğu gözetilerek eserlerin, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadığının kesin olarak saptanması açısından, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup, öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde müzeye tevdii kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy