(5846 S. K. m. 71, 75, 81) (5271 S. K. m. 191, 234) (5275 S. K. m. 108) (5237 S. K. m. 58)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra adına gereği düşünüldü:
Karar: Son celseye dair duruşma tutanağında sanığın mütalaaya karşı beyanı ve son sözünün sorulduğu yazılı ise de, duruşmaya başlangıç bölümünde gelen olmadığının belirtilmesi ve kısa kararın son kısmında hükmün sanığın yokluğunda verildiğinin belirtilmiş olması karşısında, temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren başladığının kabulüyle temyizin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-) CD'lerin tamamının bandrolsüz ve korsan olduklarının davaya konu edilmesi ve bilirkişi incelemesi sonucunda saptandığı gözetilerek;
5846 sayılı Kanunun 08.02.2008 tarih ve 26781 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 143 üncü maddesiyle değişik 81/4 üncü maddesinde Bandrol yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan veya ticari amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. hükmüne yer verilmiş ise de, aynı maddenin içtimayı düzenleyen 13 üncü fıkrasında yer alan Bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71'inci maddenin 1. fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71'inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. hükmü ve 5728 sayılı Kanunun 138 inci maddesiyle değişik 71/1 inci maddesindeki Bu kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. şeklindeki hüküm ve aynı Kanunun soruşturma ve kavuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki 71 ve 72'nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kavuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. ve Bu kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve mali hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. hükümleri dikkate alınarak 5271 sayılı Kanunun 234/2 nci maddesi ve 5846 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanunun 140. maddesiyle değişik 75 inci maddesi gereğince, eserler üzerinde hak sahipleri olan suçun mağdurları belirlenip davadan haberdar edildikten sonra yasal sürede şikâyet hakkı bulunanlardan biri ya da bir kısmı tarafından şikâyette bulunulması ve hak sahibi olunduğunun ispatlanması halinde lehe Kanunun belirlenmesi bakımından 5846 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 5101 sayılı Yasayla değişik 81 inci maddesinin 9 uncu fıkrasının 1/b alt bendiyle 5728 sayılı Yasayla değişik 81/13 maddesi ve aynı Kanunun 71/1 inci madde hükümleri, şikâyet hakkı bulunanlardan biri ya da bir kısmı tarafından şikâyette bulunulmaması veya hak sahibi olunduğunun ispatlanamaması halinde ise 5846 sayılı Kanunun 5728 sayılı Yasayla değişik 81/4 ve 5101 sayılı Yasayla değişik 81 inci maddesinin 9 uncu fıkrasının 1/b alt bendi hükümleri karşılaştırılıp sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2-) Tekerrüre esas mahkûmiyete dair ilam dosya getirtilip, uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve ek savunma hakkı verilmeksizin sanık hakkında tekerrüre dair TCK.nun 58 inci maddesinin uygulanması,
3-) CMK.nun 191/3-c maddesi hükmüne aykırı olarak sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu hatırlatılmaksızın savunma ve delillerinin tespit edilmesi,
Kabule göre de,
4-) 5237 sayılı TCK.nun 58/7 nci maddesinde, mahkûmiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin (4), (5) ve (6) fıkralarında ise Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye dair hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir denmiştir. Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıvermeyle ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir.
Buna göre mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/7 nci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy