(4389 S. K. m. 22, 24) (765 S. K. m. 102, 104) (5411 S. K. m. 114, 164, Geç. m. 1)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- D... T.A.Ş.'de bireysel ürünler memuru olarak çalışan sanık hakkında 19.02.2001 tarihli iddianame ile bir kısım banka müşterilerinin hesaplarından onların bilgi ve rızası dışında havale, virman ve EFT işlemleri yaptığı, bazı müşterilerin hesaplarıyla ilgili olarak sahte belge düzenlediği, müşterilere banka kayıtlarında olmayan ya da iptal edilmiş işlemlere ait kendisinin hazırladığı mektup, hesap cüzdanları, bankacılık sistemi ekran görüntüleri verdiği, bunları usulsüz eylemlerini kapatmak amacıyla kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmış olup sanığa atılı eylemlerin 13.07.2000 tarihine kadar devam ettiği, 23.06.1999 tarihinden sonraki eylemlerinin sübuta erdiği takdirde 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturabileceğinden suçun 765 sayılı TCK. nun 102/2-3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımına tabi olduğu gözetilmeden sanığa atılı suçun tarihinin 23.06.1998 tarihi olduğundan bahisle davanın 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2- 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2. maddesine göre Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür. 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle 22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı ile 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8. Ağır Ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK. nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK. nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesi ile HSYK. nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre görevli mahkemenin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy