(5237 S. K. m. 247)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşüldü;
1) 04.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda sanığın 08.11.2004 günü banka müşterisi B. Ö.'ın 1042408 nolu döviz tevdiat hesabından 3.800 USD çekerek TL'ye çevirip 5.529,00 TL olarak zimmetine geçirdiği iddia olunan işleme ait ödeme dekontunda B. Ö.'ın imzasının bulunmadığı ancak sanığın imzası dışında bir kişiye ait imza(veya paraf) bulunduğu ve bu imzanın B. Ö.'a ait hesabın açılış kartonundaki yetkili imzasıyla aynı olduğu belirtildiğine göre, söz konusu yetkilinin tespit edilerek ödeme yapılan dekonttaki imza ve olayla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınmasıyla sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
2) Sanığın 18.01.2005 tarihli müfettiş ifadesinde; müşteki E. K.'ın 17.08.2004 tarihinde şubeye yanında bir yakınının oğluyla geldiğini ve 18.000 TL'yi nasıl değerlendireceklerini bilmediklerini söylediklerini, kendisinin bunun üzerine hazine bonosu almaları hususunda yönlendirdiğini, parayı yatırım hesabına yatırdığını ancak E. K.'ın parayı değerlendirme hususunu başka birine soracağını ve belki de parayı çekeceğini söylediğini belirttiği, o gün için hazine bonosu alımının yapılmadığını, E. K.'ın 18.08.2004 günü yanında bir kadın olduğu halde bir gün önce yatırılan 18.000 TL'yi çekmeye geldiklerini, kendisinin ve o günkü yetkilisi N. Hanım'ın parayı neden çektiklerini sorduklarını, buna rağmen bir cevap alamayıp işlemi gerçekleştirdiğini belirttiği cihetle, para yatırma işlemi sırasında bankaya gelen E. K.'ın yakınının oğluyla paranın çekildiği gün müşteki E. K. ile bankaya gelen bayanın ve servis yetkilisi N. isimli kişinin araştırılarak tespit edilmelerinden sonra olayla ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınmasıyla E. K.'ın davaya konu 18.000 TL'yi yatırma ve çekme işlemlerinin yapıldığı günlere ait banka güvenlik kamerası görüntülerinin bulunup bulunmadığı da araştırılarak varsa dosyaya getirtilip izleme tutanağı yapıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekmesi,
3) Sanık hakkında ödenmeyen banka zararının tazminine karar verildiği halde, sanıkla babasına ait olup zarara karşılık bankaya verildiği iddia edilen senetlerin tahsili hususunda yapılan icra takip dosyalarında yapılan ödemelerin tazminine karar verilen banka zararından düşülüp düşülmeyeceği hususunun tartışmasız bırakılması,
Kabul ve uygulamaya göre;
4) Banka zararının ödettirilmesine karar verildiği halde nispi harca hükmedilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy