(5237 S. K. m. 43, 142) (5411 S. K. m. 160)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Cezanın nevi ve miktarına göre katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden reddine,
Sanık müdafiinin temyiz itirazları ile katılan vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
1 - Bir süre Finansbank Antalya Şube Müdürü olarak görev yaptıktan sonra 31.01.2009 tarihinde görevinden istifa ederek ayrıldığı anlaşılan sanığın, bankada hesapları bulunan S. S. A. ve A. E. isimli şahısların istemleri olmaksızın, banka çalışanları P. P. ve D. H. İ.'yi yönlendirerek onlar adına sistem üzerinden banka kartları ve şifre talep ettirdikten sonra bu banka kartları ve şifreleri eline geçirmek; bilgisayar üzerinden işlem yaparak adı geçen hesap sahiplerinin sisteme tanıtılmış telefon numaraları yerine sisteme kendi telefon numarasını tanıtmak; daha sonra -müfettiş soruşturma raporunda da belirtildiği üzere- kart numarası, kartın son kullanma tarihi, cep telefonu numarası, hesap numarası bilgileri girilmeksizin talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılan internet bankacılığı şifresini, sözü edilen bilgileri kullanmak suretiyle cep telefonu ile her iki hesap sahibi için ayrı ayrı talep ve temin etmek; 24.04.2007 ile 14.11.2008 tarihleri arasında toplam 35 işlemle, bankadan istifa ederek ayrıldığı 31.01.2009 tarihinden sonra 17.04.2009 ile 02.05.2009 tarihleri arasında ise toplam 3 işlemle internet bankacılığını kullanmak suretiyle S. S. A.'a ait 5 değişik hesaptan A. E.'e ait 2 değişik hesaba toplam 480.657 TL ve 275.000 EUR havale yapmak; yine internet bankacılığını kullanmak suretiyle 28.08.2007 tarihinde S. S. A.'a ait hesaptan 3.900 EUR ve 13.600 EUR olmak üzere toplam 17.500 EUR'yu L. S. ve S. S. isimli şahısların hesaplarına transfer etmek; 25.04.2007-04.05.2009 tarihleri arasında ise, toplam 829 işlemle A. E.'in hesabına havale ettiği paraları banka kartı ile Finansbank ve diğer bankalara ait ATM cihazlarından çekmek şeklindeki eylemin 24.04.2007 ile 14.11.2008 tarihleri arasındaki döneme tekabül eden kısmının zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmiş olması da dikkate alınarak 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde düzenlenen zincirleme olarak nitelikli zimmet suçunu: 17.04.2009 ila 02.05.2009 tarihleri arasındaki döneme tekabül eden kısmının ise, TCK'nun 142/2-e maddesinde düzenlenen zincirleme olarak bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, isabetsiz şekilde eylemin tamamının 5411 sayılı Yasa'nın 160/1. maddesinde düzenlenen zincirleme olarak basit zimmet suçu kapsamında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de:
2 - Sanığın cezasından zincirleme suç nedeni ile artırım yapılırken, yasa maddesi olarak TCK'nun 43/1. maddesi yerine 5411 sayılı Yasa'nın 160/1. maddesinin yazılması,
3 - Döviz cinsinden zimmet yönünden bankanın zararı belirlenirken, her bir mal edinme tarihindeki TCMB'nın belirlediği efektif satış kuru esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken, son eylem tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplama yapılması,
4 - Karar tarihi itibariyle yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yürürlükte olduğu halde önceki yıl tarifesi esas alınarak nispi ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy