ÖZET: NAKİL ARACINDA ÖZEL OLARAK HAZIRLANMIŞ BİR GİZLİ TERTİBATIN BULUNMAMASI, ELE GEÇEN EŞYANIN MİKTARINA GÖRE KAÇAKÇILIK FİİLİNE TAHSİS EDİLMEDİĞİNİN ANLAŞILMASI VE EŞYANIN GÜMRÜKLENMİŞ DEĞERİYLE NAKİL ARACININ DEĞERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULDUĞUNDA, HAKKANİYETE UYGUN DÜŞMEMESİ HALİNDE MÜSADERE KARARI VERİLEMEYECEĞİ GÖZETİLMELİDİR.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu ele geçen eşyanın miktarına göre nakil aracının kaçakçılık fiiline tahsis edilmediği, 5607 sayılı Yasanın 13/1-(a) maddesinde ifadesini bulan “özel olarak hazırlanmış bir gizli tertibatın da” nakil aracında bulunmadığı ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 54/3 maddesi gereğince eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının değeri göz önüne alındığında müsaderenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gözetilmeden nakil aracının iadesi yerine müsaderesine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy