MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve emniyeti suistimal
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Suçun niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen gerçek kişilerin kamu davasına katılmalarına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden, katılan TMSF dışındaki gerçek kişi katılanlar yönünden yapılan temyiz inceleme isteklerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık müdafii ile katılan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın mudiler ..., ... ve ...'in hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüz işlemler dışında kalan eylemlerinin hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu kapsamında kaldığı tespit edilerek, sanığın mudiler ..., ... ve ...'in hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüz işlemler yönünden cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine, bölünerek uygulama yapılmak suretiyle, bir kısım eylemlerin emniyeti suiistimal ve dolandırıcılık suçlarını teşkil ettiği ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile ortadan kaldırma; bir kısım eylemlerin ise zimmet suçunu oluşturduğu gerekçesi ile cezalandırma kararları verilmiş ise de, bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1-Sanığın mudi Bayram Ayduran'a yönelik zimmet eylemi nedeniyle oluşan
zarar miktarı 11.000,00 USD olduğu halde, hukuk mahkemelerinde dava konusu edilebileceği gözetilmeden, zararın faizi ile birlikte 11.250 USD olduğu kabul edilerek; yine sanığın mudi Reşat Kamiş'e yönelik zimmet eylemi nedeniyle oluşan zarar miktarı 30.000,00 DEM olduğu halde, 23.000 DEM kabul edilerek hesaplama yapılmak suretiyle, toplamda 31.413,42 YTL yerine, 31.154,00 YTL zararın ödettirilmesine karar verilmesi,
2-Ödettirilmesine karar verilen zarar miktarı eksik hesap edildiğinden, bununla bağlantılı olarak eksik miktarda nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan TMSF vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca;
1-Hükmün, zararın ödettirilmesine ilişkin 4, nispi harca ilişkin 5 ve nispi vekalet ücretine ilişkin 7 numaralı fıkralarında yer alan "31.154,00 YTL" ibaresinin ayrı ayrı çıkartılması, bunun yerine ayrı ayrı "31.413,42 YTL" ibaresinin yazılması,
2-Nispi harca ilişkin hükmün 5 numaralı fıkrasında yer alan "1682,00 YTL" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine "1.696,32 YTL" ibaresinin yazılması,
3-Nispi vekalet ücretine ilişkin hükmün 7 numaralı fıkrasında yer alan "3292,00 YTL" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine "3.313,07 YTL" ibaresinin yazılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.145,85 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan alınmasına, 20/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy