Tebliğname No: 7 - 2010/326099
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/05/2010
NUMARASI: 2004/328 (E) ve 2010/199 (K)
SUÇ: Bankacılık Zimmeti
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin, sanık T.. B.. hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazları ile katılan vekili ve sanıklar İ.. D.., Y.. A.., R.. A.., M.. E.., M.. Ü.. ve E.. A.. müdafiilerinin, adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
T.Emlak Bankası A.Ş. Diyarbakır Şubesince, A.. Grubuna bağlı A.. İplik Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine 5.000.000 ABD Doları tutarında harici garanti mektubu kredisi kullandırılması için teklifte bulunulması üzerine, anılan bankanın yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü, kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı, yönetim kurulu üyesi, proje kredileri ve istihbarat daire başkanı olarak görev yapan sanıkların, kredi teklifine esas alınan istihbarat raporlarında firmanın yüksek miktarda dönem zararının bulunduğu, gelecekte zarar etme ihtimalinin yüksek olduğu, kredi değerliliğinin bulunmadığı yönünde bilgilerin bulunmasına rağmen, yeterli teminat alınmadan, satış kabiliyeti düşük olan taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde ipotek ve rehin tesisi karşılığında yüksek miktarda kredi kullandırılmasına onay verdikleri, kredi onayından sonra kredi koşullarında banka zararına değişiklik yapılarak birinci derecede ipotek alınması gerekirken ayın taşınmazlar üzerinde dördüncü dereceden ipotek alınması yeterli gördükleri, kullandırılan kredinin kısa bir süre sonra hiç tahsilat yapılamadan ilk devre faizinde takibe alındığı, bu şekilde geri dönüşü sağlanamayan kredilerle bankayı zarara uğrattıkları iddiası ile kamu davası açılmış ise de;
Ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/7-210 E. - 2011/218 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, iddiaya konu olayda, bankanın aldatılmasından, dolayısıyla yapılan işlem ve eylemlerin hileli davranışlar niteliğinde olduğundan söz edilmeyeceği gibi, Devlet Denetleme Kurulunca banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda olayın ortaya çıkarılmış olması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı eylemin 4389 sayılı Yasa'nın 22/3, 5411 sayılı Yasa'nın 160/1.maddelerinde düzenlenen basit zimmet suçunun tarifine uyduğu, ancak kredi işlemlerinin 23.06.1999 tarihinden önce gerçekleştirilmiş olması ve dosya kapsamında bu tarihten önceki veya sonraki döneme denk gelen herhangi bir temdit işleminin olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle eyleme 4389 ve 5411 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ancak sanıkların üzerlerine atılı suçun sübutu halinde, eylemin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 508 ve 510.maddelerinde yaptırıma bağlanan hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı gözetilerek;
1-Sanık T.. B.. yönünden, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 15.03.2002 itibariyle hüküm gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanıklar İ.. D.., Y.. A.., R.. A.., M.. E.., M.. Ü.. ve E.. A.. yönünden ise,
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre yerinde görülmediğinden sanık M.. E.. müdafiinin; yasal süresinden sonra yapılmış olması nedeniyle sanıklar M.. Ü.. ve Y.. A..'in duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanık M.. Ü..'ın savunmasının alındığı 03.04.2002, sanıklar İ.. D.., Y.. A.., R.. A.. ve E.. A..'nın savunmalarının alındığı 22.04.2002, sanık M.. E..'ın savunmasının alındığı 21.11.2002 tarihleri itibariyle hüküm gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Katılan vekili ile sanık İ.. H.. müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları yönünden ise;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS'ten alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık İ.. H..'ın hükümden sonra, 09.01.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.