(5237 S. K. m. 43, 52, 53) (5271 S. K. m. 230, 232)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanığın ikametinde yapılan arama işlemi sonucu suçta kullanılan malzemelerin bir kısmının 11.9.2007 tarihli arama işlemi sırasında üretilen rakının ise 17.12.2007 tarihli arama sırasında ele geçirildiği, sanığın sonraki arama işlemi sırasında ele geçen 4.000 kg. boğma rakının 11.9.2007 tarihli arama işlemi öncesinde üretildiği şeklindeki savunmasına göre T.C.K.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin hangi gerekçeye dayandırıldığı açıklanmadan ve tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2- 5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, anılan yasa maddesinin 3. fıkrasının "Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Hükmedilen adli para cezasına dair olarak beher gününün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 Sayılı T.C.K.nun 52. maddesi gösterilmemek suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 230/2-c ve 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy