MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin lehine vekalet ücretine hükmolunması,
2- Sanığa verilen adli para cezalarının taksitler halinde ödenmesine karar verilmesi seçeneği yönünden hükmün kesinleşme tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı, taksitler halinde ödenmesine karar verilen adli para cezalarının 5275 sayılı Kanunun 106. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısınca çıkarılan ödeme emrinin tebliği üzerine 30 gün içinde taksit tutarının ödenmesi gerektiği gözetilmeksizin, hükmün 4/b ve 5/c bentlerinde, adli para cezasının "karar kesinleşme tarihinden olmak üzere "takside bağlanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından " 1.000 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" kısmı ile hükmün 4/b ve 5/c betlerinde cümle içerisinde geçen " karar kesinleşme tarihinden olmak üzere" ibarelerinin çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olaması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen “zararın giderilmediği” gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması yerine çoğunluğun verdiği düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.