MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık ...'in hükümlülüğüne ve müsadereye, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan ... müdürlüğünün temyizine göre yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Gümrük müdürlüğünün sanıklar hakkındaki kamu davasının katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, Gümrük müdürlüğü adına hazine vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ... müdafii ile sanık ...'in temyizlerine gelince;
Suç tarihine göre, sanıkların eylemi 5607 sayılı yasanın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 44.maddesi uyarınca sanıkların daha ağır ceza öngören 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanıklar hakkında kısa süreli hapis cezasından çevrili 4.060 TL adli para cezasının taksitlendirilerek 24 aylık eşit taksitte tahsiline karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infaz yetkisini kısıtlar biçimde para cezasının hükmün kesinleşmesini müteakip aydan itibaren başlamak üzere tahsiline karar verilmesi,
2-Gümrük idaresine teslim edilen sigaraların imha edildiğinin anlaşılması karşısında, hakkında müsadere kararı verilemeyeceğinin nazara alınmaması,
3-Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük Müdürlüğünün katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Sanıkların tutuklulukta geçen sürelerin hükmolunan cezadan mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklara hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezasından mahsup nedeni ile 22 gün indirim yapılarak 6 ay 23 gün hapis cezası tayin edilmek suretiyle TCK'nın 63/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, hükümlerin taksitlendirmeye ilişkin kısmından "hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren" ifadesi ve sigaraların müsadereye ilişkin E bendi ile "Katılan İdare kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu 575,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan müteselsilen tahsil edilerek katılan idareye verilmesine" ilişkin F bendi ile mahsuba dair bölümlerin hükümden çıkarılarak, yerine “sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63/1.maddesi gereğince mahsubuna” eklenmesi ve hükümlerin 5. bendindeki “203 gün ibaresinin çıkarılması, yerine “225 gün” ibaresinin eklenmesi, hükümlerin 6. bendindeki “203” gün ve 4.060,00 TL” ibarelerinin çıkarılması, yerine “225 gün ve 4.500 TL” ibaresinin eklenmesi, hükümlerin 7. bendindeki “4.060,00 TL” ibarelerinin çıkarılması, yerine “4.500,00 TL” ibaresinin eklenmesi, 29/01/2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar ... ve ...’ın, aşamalarda sanık ...'in aracına öncülük etmediklerini, olayda ele geçen sigaralarla ilgilerinin bulunmadığını savunmaları ve olayda sanık ...'ın kullandığı 31 AT 259 plakalı araçta sigara ele geçmemesi karşısında; bu sanıklar açısından sanık ...'in kullandığı araca öncülük etmek suretiyle atılı suça iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, beraatlerine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun sanıklar ... ve ... hakkındaki düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
KARŞI OY
1-4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir.
2-Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması yerine çoğunluğun verdiği red, tenkit ve 3 nolu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye