MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanık ... hakkında hükümlülük; diğer sanıklar haklarında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyizinin beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I-Katılan vekilinin, sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... hakkındaki hükmün ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen beraat kararına yönelik ve sanık ... müdafiinin mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık ... hakkında 1999-2002 arasındaki dönemde .... ... şubesinde şef yardımcısı olarak çalıştığı sırada gerçekleştirdiği usulsüz işlemler yapmak suretiyle 30.425.581.944 TL (eski) banka parasını zimmete geçirdiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiş ve diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Nazan Özdemir hakkında ise dosya kapsamı, bilirkişi raporuna göre savunmaları aksine mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş ise de;
1-Banka grup nakillerinde tanık taksici ..... ile birlikte ikinci taksici olarak fatura düzenleyen taksiciler ...., ...., ..., .... ve .....'nın düzenlenen bu faturalara ve olaya ilişkin beyanları alınmadan, sanıklara atılı usulsüz sağlık gideri ödemelerine ilişkin hastane kayıtları getirtilip incelenmeden, sanık ...’in suç tarihi itibariyle kreşe giden çocukları nedeniyle fatura karşılığı kreşe yapılan ödemeler ile sağlık ödemelerinin kim tarafından yapıldığı tespit edilmeden,
2-Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra;
Sanıkların 4389 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 23.06.1999 tarihinden önce gerçekleştirdikleri eylemlerin, zarar görenin (katılanın) özel banka statüsünde olması nedeniyle, banka zimmet suçunun oluşmayacağı da gözetilerek;
Dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanıklara atılı iddianame kapsamındaki eylemlerin ne suretle gerçekleştirildiği, sanıkların zimmet oluşturan fiillerinin nelerden ibaret olduğu, oluşan zarardan hangi sanığın ne miktarda sorumlu olduğu, banka zararı ödemesi varsa sanıkların üzerinde kalan zimmet miktarının tespit ettirilmesi, sanıklara atılı her bir işlem bakımından ayrı ayrı, nitelikli ve basit zimmet olup olmadığının belirlenmesi sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti yerine eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre;
...-Sanık ...’in 19.07.2001 tarihinde emekli olduktan sonra gerçekleştirdiği eylemlerin zimmete dahil edilmesi,
b-Sanık ...’in banka zimmeti suçunu zincirleme şekilde işlediği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 61/5.maddesi uyarınca sanık hakkında cezada artırım yapılmasını gerektiren zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz, itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca, BOZULMASINA, sanık ...’in cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, (I) numaralı onama kararı yönünden oybirliği, (II) numaralı bozma kararı yönünden oyçokluğu ile, 28.11.2014 günü karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkemece verilen beraat kararları yerinde olup çoğunluğun bu sanıklar yönünden bozma kararına katılmıyorum.
DEĞİŞİK GEREKÇE
İddianamede sanık ...'nın sorumlu olduğu çift fatura tanzimi ile bankaya fazla ödeme yaptırdığı miktarın somut olarak gösterilmemesi nedeniyle iddianamenin bu hususta tavzihi gerektiğini düşünüyorum.
KARŞI OY
Sanıklar hakkında 1999 yılından 2002 yılının Ocak ayına kadar yaptıkları işlemler nedeniyle bankayı zarara uğrattıklarından bahisle kamu davası açılmıştır. İnceleme tarihine kadar aradan ondört yıl geçmiştir. Çoğunluğun incelenmesini istediği evrakların aradan geçen zaman itibariyle temini mümkün değildir. Kaza ondört yıl önce taksicilik yaptıkları belirtilen şahısların bulunması, bulunsa da olaya ilişkin bilgileri hatırlayamayacakları, ayrıca banka için çalışmadıkları halde çalışmış gibi ücret makbuzu düzenleyeceklerine dair kendi aleyhlerine beyanda bulunmalarının beklenemeyeceği, bu gerekçelerle bozma nedenlerinin mahkemece yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı, bozmanın gereksiz zaman ve para harcanmasına neden olacağı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair dosya içerisinde başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.