5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheliler...ve Finansbank A.Ş. Genel Müdürlüğü yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/09/2009 tarihli ve 2009/57587 soruşturma, 2009/63399 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii SİNCAN 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2009 tarihli ve 2009/2180 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.05.2013 gün ve 29718 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 gün ve KYB. 2013-165280 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Finansbank A.Ş. Necatibey şubesinde bulunan 19467224 nolu hesabına 25/09/2008 tarihinde 45.000 Türk lirası yatıran müştekinin, 23/03/2009 günü aynı bankanın izmir caddesinde bulunan bankamatiğine gittiğinde hesabında 10.50 Türk lirası para olduğunu gördüğü, bunun üzerine adı geçen bankaya müracaat eden müştekinin, kendisine yeterli bilgi verilmediği gerekçesiyle bankaya Ankara 16.Noterliği kanalıyla 30/03/2009 tarihli ihtarname göndererek, kendi bilgisi dışında çekilen 45.000 Türk liranın tarafına iade edilmesini istediği, ancak anılan bankanın Necatibey şubesi müdürü şüpheli ... ve şubenin operasyon yetkilisi tarafından Ankara 25.Noterliği kanalıyla müştekiye gönderilen 03/04/2009 tarihli ihtarnamede, iadesi talep edilen 45.000 Türk liranın 26/09/2008 günü bizzat muhatap tarafından hesaptan nakden çekildiğinin iddia edildiği olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, atılı suçun 5411 Bankacılık Kanunu kapsamında kalması nedeniyle, aynı Kanun'un 162.maddesi gereğince ilgili banka personeli hakkında soruşturma yapılabilmesi için, Banka Genel Müdürlüğü tarafından inceleme ve soruşturma yapılarak bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulması gerektiği, ancak banka tarafından böyle bir yazılı başvurunun yapılmaması nedeniyle dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162/2.maddesinde, "itibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" şeklindeki düzenleme karşısında, banka personelinin zimmeti suçu kapsamında kalan soruşturmanın, her hangi bir muhakeme şartına tabi olmaksızın genel hükümlere göre doğrudan yürütülerek, iadesi talep edilen paranın, hesaptan nakden çekildiğine ilişkin dekontun aslının getirtilip, bu dekont aslında mevcut parayı tahsil eden kısmındaki imzanın, müştekinin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2009 tarih ve 2009/2180 Değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy