5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/06/2012 tarihli ve 2012/42151 soruşturma, 2012/36841 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2012 tarihli ve 2012/2745 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07/05/2013 gün ve 29574 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2013 gün ve KYB. 2013/171238 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilere yüklenen suç bakımından 6 aylık şikayet süresinin geçtiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, müştekinin uzmanlık tezi olarak hazırladığı “Volatil Anestetiklerin Antioksidan Savunma Sistemine Etkileri” isimli eserinden şüphelilerin izinsiz olarak birebir iktibas yapıp kendi eserleriymiş gibi yayınladıklarının ve şüphelilerin suç oluşturan yayınlarının halen akademik yayınlar arasında yer almaya devam ettiğinin iddia edilmesi karşısında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71/1. maddesinde yer alan “Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeye nazaran şüphelilere yüklenen suçun kesintisiz suç özelliği gösterdiği cihetle, şikayetin süresinde yapılmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İtirazın reddine ilişkin Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2012 tarih ve 2012/2745 değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy