Tebliğname No : K.Y.B. - 2013/199384
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık M.. D..'in, anılan Kanun'un 5101 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'la değişik 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62. maddeleri gereğince 3.655,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 05/02/2009 tarihli ve 2008/467 esas, 2009/64 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29/05/2013 gün ve 34333 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/06/2013 gün ve KYB. 2013/199384 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.580,00 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
2- 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan M.. D.. hakkında adli para cezasına dair mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 05/02/2009 tarih ve 2008/467 Esas, 2009/64 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy