Tebliğname No : K.Y.B. - 2013/199374
Kooperatifler Kanunu'na muhalefet etmek suçundan şüpheliler Y.. K.. ve M.. B.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/12/2012 tarihli ve 2006/17584 soruşturma, 2012/14604 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2013 tarihli ve 2013/448 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.05.2013 gün ve 34473 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2013 gün ve KYB. 2013-199374 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında kooperatif yöneticiliğinde kusurlu bulundukları ancak kooperatifin zarara uğratıldığına ilişkin tespitte bulunulamadığı gerekçesiyle üzerlerine atılı bulunan Kooperatifler Kanunu'na muhalefet etmek suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, en son aldırılan 28/11/2012 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre şüphelilerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59. Maddesine aykırı davranmak suretiyle kusurlu davrandıklarının tespit olunması karşısında, bu husus 1163 sayılı Kanun'un 62/3. maddesinde yer alan "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde, yasal düzenlemeden anlaşılması gerekenin konusu suç teşkil eden davranışından dolayı kooperatif yöneticilerinin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağı aynı zaman da kooperatifin zarara uğratılması halinde ise hukuki mesuliyetlerinin ayrıca oluşacağı düşünülmekle, bu haliyle mevcut delillerin kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2013 tarih ve 2013/448 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılamasına, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy