MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere, diğer sanık hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan gümrük idaresi vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'e ait ve arama esnasında kendisinin bulunduğu Şencan sok. No: 7 adresindeki Yıldırımlar Ticaret isimli işyerinde ele geçirilen, pipo tütünü, sigara filitreleri, nargile tütünleri ve nargile kömürleri üzerinde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, malzemelerin kaçak olduklarına dair 27.09.2010 tarihli rapor düzenlenmesine, sanığın kolluktaki beyanında her iki işyerininde kendisine ait olduğunu çocuklarıyla beraber işlettiğini beyan etmesine, diğer sanık oğlu Bekir'in ise mahkemedeki savunmasında; işyerinin babasına ait olduğunu kendisinin dışarıda tezgahta sigara sattığını beyan etmesine göre, atılı kaçakçılık suçunu işlediği anlaşılan sanık ...'in kaçakçılık suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, oybirliğiyle,
II- Sanık ...'ın temyizine gelince;
Sanığın 21.12.2009 ve 13.01.2010 tarihlerinde 23 gün arayla bandrolsüz sigara satarken ve naklederken yakalanması karşısında, iki ayrı suç oluştuğu gözetilmeden zincirleme suç olarak kabul edilip hüküm kurulması ve 21.03.2010 tarihinde sanığın bandrolsüz sigara, sigara sarma kağıdı, sigara sarma makinası ve sigara filtresi ile yakalanmasına göre, ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesi, kaçak diğer eşyalar yönünden de 5607 sayılı yasanın 3/5 maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 5607 sayılı yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Kabule göre;
Sanığın iki eylemi müsteselsil kabul edildiği halde üç kez vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca katılan idareye maktu ücreti vekalet verilmesine ilişkin benddeki "üç kez" ibaresinin "iki kez" olarak düzeltilmesi, suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında, mahkemenin TCK. 43. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurması yasaya uygun olduğundan bu hususa yönelen eleştiriye katılmıyoruz.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4.fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. Ancak;
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy