Tebliğname No : K.Y.B. - 2013/225210
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı Kocaeli Cumhuriyet Savcısı A.. M.. hakkında Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen 26/11/2012 tarihli tespit tutanağına istinaden adı geçenin hız ihlâli yaptığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-a maddesi uyarınca 154,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2013 tarihli ve 2012/1700 kabahat no, 2013/20 sayılı idari yaptırım kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, SAKARYA 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/02/2013 tarihli ve 2013/142 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.06.2013 gün ve 38236 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2013 gün ve KYB. 2013-225210 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda idarî yaptırım kararının hangi merciler tarafından uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı, bu hususa Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17/01/2012 tarihli ve 2010/7349 esas 2012/395 sayılı kararı ile aynı Dairenin 19/11/2012 tarihli ve 2012/22112 esas, 2012/29411 sayılı kararıyla da işaret edildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 08/01/2009 tarihli ve 4 sayılı kararında da değinildiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2. maddesinde hız sınırlarına uymayanlara uygulanacak cezanın gösterildiği, anılan Kanun’da 116. maddesinde trafik kural ve yasaklarına aykırı davranılması hâlinde suç veya ceza tutanağının düzenleneceğinin belirtildiği, aynı maddenin 3. fıkrasında ise bu şekilde uygulanan cezalar için araç sahiplerinin cezanın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilecekleri şeklinde düzenleme bulunduğu, ancak muterizin 2802 sayılı Kanun’a tâbi olması sebebiyle, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, idarî para cezasını gerektiren eylemin, 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında kişisel suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda da Kocaeli Cumhuriyet Savcısı olan muteriz hakkındaki kararın anılan maddede belirtildiği şekilde, ilgilinin bulunduğu yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi olan Sakarya Ağır Ceza Mahkemesince karar verilmesi gerekirken, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idari yaptırım uygulanmasında yasaya uygunluk bulunmadığı cihetle, itirazın bu yönden kabülü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sakarya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2013 gün ve 2013/142 D.İş sayılı kararının, CMK.nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, idari para cezasının kaldırılmasına, 26.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy