MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resme Belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ...'un beraatine, Sanık ...'un hükümlülük ve erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan gümrük idaresi vekilinin sanık ... hakkındaki Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünü temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Katılan gümrük idaresi vekilinin sanık ... hakkındaki Kaçakçılık suçundan kurulan beraat ,sanık ... müdafiinin ise anılan suçtan bu sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyizlerine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi olan 22.12.2004 ve 05.01.2005 itibariyle temyiz inceleme gününde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanışımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- Sanık ... müdafiinin Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyizine gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5.madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, sahtecilik suçunda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkasının 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanundan kaynaklanan 13/l.maddesine muhalefet suçuna ilişkin olup anılan eyleminin 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılması ve sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında CMK.nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy