3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, aynı Kanun'un 10.maddesi uyarınca 1.804,50 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/11/2012 tarihli ve 2010/2232 esas, 2012/2491 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 19/06/2013 gün ve 39219 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/07/2013 gün ve KYB. 2013/323262 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, ön ödemeye tabi müsnet suç nedeniyle yapılan soruşturma sırasında 5237 sayılı Kanun'un 75.maddesinin 1.fıkrasının b bendi gereğince 600,00 Türk lirası üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulması gerekirken, aleyhe olacak şekilde 1.804,50 Türk lirası üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulması karşısında, ortada usulüne uygun yapılmış bir ön ödeme önerisi bulunmadığı cihetle, mahkemece sanığa yeniden yapılacak ön ödeme önerisinin sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunun 18. maddesine 5020 sayılı yasanın 13. maddesiyle eklenen 2.fıkrasında "Yukarıdaki fıkraya göre yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet Başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili Kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." hükmünün mevcut bulunduğu gözetilerek mahkemenin gerekçeli kararının Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne tebliğ edilmesi gerektiği ve dosyanın yapılan incelenmesinde kararın adı geçen kuruma tebliğ edilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27/02/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy