Tebliğname No : 7 - 2011/356746
MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/07/2011
NUMARASI : 2011/140 (E) ve 2011/573 (K)
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sürücülüğünü R. D.'in yaptığı ve yolcu olarak Z.. A..'ın bulunduğu araçta 28.05.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücüsünün öldüğü, sanık Zekeriya'nın yaralandığı, araç içerisinde de 998 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği ve bu sigaraların sanığa ait olduğu iddiasıyla 4926 sayılı Yasaya muhalefet iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmış olup,
Sanığın aşamalarda dava konusu sigaraların kazada ölen R. D.e ait olduğunu sigaralarla ilgisinin olmadığını savunması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlar yeterli delil elde edilemediği gözetilerek, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişinin kovuşturma aşamasında tespit ettiği CİF değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin 5060 TL olduğu bunun 3 katı üzerinden sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, CİF değerinin 3 katı üzerinden usulsüz ön ödeme önerisi yapılıp ön ödemeyi yerine getirmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın, 18.03.2011 tarihli talimat mahkemesindeki savunmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasından yararlanmak istediğini de beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı belirlenip, bu tutarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9.madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy