Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, cürüm işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle yardım, nitelikli dolandırıcılık ve Bankalar Kanunu'na muhalefet (Zimmet) suçlarından şüpheliler ....,......... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda.....Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.01.2001 tarihli ve 2001/2524 hazırlık sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ....L 18.Ağır Ceza Mahkemesinin (kapatılan... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin) 30.04.2002 tarihli ve 2002/271 - 2002/241 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.06.2013 gün ve 42040 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2013 gün ve KYB. 2013-243596 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheliler ... Polley haklarında, atılı suçları işlediklerini gösterir yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığından bahisle, şüpheliler.... haklarında atılı suçu işlediklerini gösterir yeterli, kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığından bahisle, şüpheliler ....,... ....... haklarında mükerrer suç duyurusu nedeniyle, şüpheliler ... haklarında yapılan işlemlerde yasaya aykırı suç teşkil eden bir yön bulunmadığından bahisle, şüpheliler ... ...i Atılman haklarında suç kastıyla hareket ettikleri yolunda yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüpheliler... ve...'nın 02.03.1998 ilâ 27.10.2000 olan suç tarihlerinde... Anonim Şirketi Yönetim Kurulu üyesi oldukları, anılan banka yönetim kurulunca 07.09.1999, 15.11.1999, 09.12.1999 ve 07.03.2000 tarihlerinde...Turizm Otelcilik Gıda ve Nakliyat Anonim Şirketi lehine kredi kullandırıldığı, buna ilişkin 06.04.2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulundan alınan rapor içeriğine göre; söz konusu şirkete aktarılan kredinin normal bankacılık işlemi olarak kabul edilemeyecek dahili kasa mahsubu uygulaması ve merkezi vezne operasyonları kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğinin tespit edildiği cihetle, delillerin şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, cürüm işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle yardım, nitelikli dolandırıcılık ve Bankalar Kanunu'na muhalefet (zimmet) suçlarını oluşturup oluşturmadığının mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.11.2011 gün ve 2011/7-210 esas 2011/218 sayılı kararı ve suç tarihi gözetildiğinde kanun yararına bozmaya gelinmesinde hukuki yarar bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy