Tebliğname No : 7 - 2011/354064
MAHKEMESİ : Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/06/2011
NUMARASI : 2011/259 (E) ve 2011/353 (K)
SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümde yasa yolu gösterilirken, sanığın yüzüne karşı verilen kararda 7 günlük temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, "tefhim/tebliğ" denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru yönteminde sanığın yanıltıldığı dikkate alınıp, sanığın temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1.4926 sayılı Yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişinin kovuşturma aşamasında tespit ettiği 0,58 ve 0,50 TL üzerinden CİF değeri esas alınarak hesaplanan gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, gümrük idaresinin resen belirlemiş olduğu değerin 3 misli üzerinden sanığa ön ödeme tebliğ edilerek, ödeme yapmadığından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2.4926 sayılı Yasa'nın 34.maddesi "...On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa ön ödeme önerisinin 25/01/2007 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 günlük yasal ön ödeme süresi beklenilmeden kamu davası açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde gorüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun. 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy