MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka zimmeti, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ...'ın beraatine, Sanık ...'in hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Türkiye Halk Bankası vekili, temyizini, sanık ... hakkında kurulan hükme hasrettiğinden, temyiz kapsamına nazaran, adı geçen sanık hakkında verilen karara yönelik yapılan incelemede;
Mudi İnci Güner’in, Karakoçan Cumhuriyet Başsavcılığına, verdiği 04.10.2010 tarihli şikayet dilekçesiyle başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen, 08.01.2013 tarihli iddianame ile sanıklar ... ve ... haklarında, sahtecilik, zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan, mahkemenin 2013/58 esas sayılı dosyasının konusu olan kamu davasına, müşteki Türkiye Halk Bankası müdahale talebinde bulunup, katılan sıfatını kazanmamış ise de, mudi İnci Güner’in, şikayetle ilgili olarak , anılan bankanın, banka personeli olan sanık ... hakkında, aynı olayı da kapsayan, 03.01.2012 tarihli şikayeti üzerine, sanık ... hakkında 28.06.2012 tarihli iddianame ile adı geçen mudiye karşı gerçekleşen fiili de içeren, zimmet suçundan, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/139 esasında kayıtlı olarak açılan kamu davasına, Türkiye Halk Bankası vekilinin müdahale talebinde bulunup, katılan sıfatını kazandığı ve her iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu cihetle, Türkiye Halk Bankası vekilinin temyiz isteğinin reddine dair kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin 30.05.2013 tarihli ve 2013/58-127 sayılı kararı kaldırılarak, Türkiye Halk Bankası vekilinin 08.05.2013 tarihli karara ilişkin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Uyap ortamında yapılan incelemede, banka müşterisi İnci Güner’in Karakoçan Cumhuriyet Başsavcılığına, sanık ... hakkında verdiği 04.10.2010 tarihli şikayet dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, 18.01.2013 tarihli iddianame ile sanıklar ... ve ... haklarında, sahtecilik, zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından inceleme konusunu oluşturan kamu davası açılmış olup, anılan şikayetle ilgili, Türkiye Halk Bankası vekilinin, sanık
... hakkında, aynı olayı da kapsayan 03.01.2012 tarihli şikayetiyle ilgili olarak, ayrı soruşturma evrakı düzenlendiği ve anılan bankanın şikayetiyle ilgili olarak da sanık ... hakkında 28.06.2012 tarihli iddianame ile zimmet suçundan dava açıldığı anlaşıldığından, konusu ve tarafları aynı olan her iki dosyanın getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek ve yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna nazaran, sanık ... yönüyle; davanın mükerrer olup olmadığı aynı konuda daha önce karar verilip verilmediğinin saptanması gerekirken, eksik soruşturma ve inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması,
II) Sanık ...’in temyizine gelince;
Sanık ...’in, banka personeli olan sanık ... ile anlaşarak, halası olan müşteki İnci Güner’in bilgisi dışında,onun yerine sahte imza atarak, 31.03.2009 tarihinde bankadan, 20.000 Lira kredi talebinde bulunup, düzenlenen sahte kredi sözleşmesine istinaden, 02.04.2009 tarihinde, müşteki adına sahte imza atarak, 20.000 Liranın sanık ...’e ödendiği iddiasıyla sanıklar hakkında dava açılmış olup, eylemlerin iddianamedeki anlatım şekli ve nitelemesi göz önüne alındığında, banka görevlisi olan sanık ... için zimmet suçunun,sahte belgeler ile kredi kullanan diğer sanık ... açısından ise zimmete iştirak suçunun oluşturacağı ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/04/2010 tarih ve 2010/7-38 esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nun 212. maddesindeki düzenlemenin yalnızca TCK. içinde düzenlenen suçlara ilişkin olarak uygulanabilecek bir kural olduğu, özel yasalarda düzenlenen suçların işlenmesi sırasında sahte evrak düzenlenmiş olması halinde failin ayrıca bu suçtan da cezalandırılabilmesi için o yasada özel bir düzenleme yapılmış olmasının zorunlu olduğu ve 5411 sayılı Bankacılık Yasasında sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanığın zimmet eylemini gerçekleştirirken, müşteki İnci Güner’in adına sahte imzalar atması fiilinin zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, vasıfta kazanılmış hak olamayacağına nazaran, sanığın zimmete iştirak suçundan cezalandırılmasının gerektiği nazara alınmadan, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde, nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından ayrı ayrı hapis cezalarına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Türkiye Halk Bankası vekili ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy