Tebliğname No : 7 - 2011/370915
MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/06/2011
NUMARASI : 2010/473 (E) ve 2011/361 (K)
SUÇ : 556 sayılı KHK'ye muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Marka sahibi Spin Master Ltd şirketi olup, şikayetçi ... Oyuncak ve Kozmetik Sanayi Mamülleri A.Ş'nin şikayet hakkının bulunduğuna dair ibraz ettiği belgelerin asılları veya resmi makamlarca onaylanmış suretleri celbedilmeden onaylanmamış fotokopi belgelerine dayanılarak karar verilmesi,
2- Düzenlediği raporu hükme esas alınan bilirkişinin İl Adli Yargı Adalet Komisyonu listesinde yer alan yeminli bilirkişilerden olup olmadığının denetime imkan verecek şekilde belli olmaması ve bilirkişinin kimlik tespiti ve yemininin yaptırılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 64. maddesine aykırı davranılması,
3- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve bilirkişi tarafından belirlenen dava konusu eşyaların değerinin marka sahibi şikayetçinin suçtan doğan zararı olduğunun kabulü mümkün bulunmadığı gözetilmeden mahkemece "Suçun işlenmesiyle meydana gelen müştekilerin maddi ve ekonomik zararı sanık tarafından karşılanmadığı CMK madde 231/6-c şartları oluşmadığı" gerekçesiyle sanığa verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Hükümden önce 01/03/2008 gün ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy