Tebliğname No : 7 - 2011/366540
MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/06/2009
NUMARASI : 2009/119 (E) ve 2009/529 (K)
SUÇ : Bozulmuş Gıda Ticareti
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-)Hüküm tarihinden önce, 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı Yasanın 21/1-a maddesinde insan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıdanın güvenilir olmayan gıda olarak tanımlandığı, aynı Yasanın 40/1-a maddesinde insan tüketimine uygun olmayan gıda üreten ve piyasaya arzedenlerin Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağının öngörüldüğü, bunun dışındaki eylemelerin idari para cezasına dönüştürüldüğü de nazara alınarak; 23.05.2006 ve 15.06.2006 tarihli muayene ve analiz raporlarında ortaya konulan sonuçlar değerlendirilip, davaya konu gıda maddesinin "insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta" olup olmadığı, "kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek" nitelik arz edip etmediği, analizi yapılan yağlı taze kaşar peynirdeki küf ve maya sayısındaki yüksekliği oluşumunun üretimden mi kaynaklandığı, yoksa üretimden sonraki süreçte mi oluştuğu hususlarında mütalaa alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Sanığın işyerinden yağlı taze kaşar peynirleri üzerinden alınan numunelerde maya-küf ve e-coli üremesi olduğunun tespit edildiği rapora yapılan itiraz üzerine şahit numunenin Ankara il laboratuarına gönderildiği burada da yapılan analizler sonucu küf sayısı ve maya sayısı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Mikrobiyolojik Kriterler tebliğine göre yüksek bulunduğu ve insan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddesi ürettiğinden bahisle dava açılmış olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5179 sayılı kanunun 29/1 maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiş ise de; hükümden önce 5728 sayılı kanunun 542. maddesiyle yapılan değişiklikle 5179 sayılı kanunun 29/1 maddesi "Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlal eden kişiler, Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır" şeklinde değiştirilmiş, keza hükümden sonra yürürlüğe giren 5996 sayılı kanunla 5179 sayılı kanun yürürlükten kaldırılmış olup, anılan Kanunun aynı fiilin yaptırımını düzenleyen 40/1-a maddesine göre Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı" öngörülmüştür. Bu itibarla suç tarihinde yürürlükte bulunan 5179 sayılı Yasa hükümleri ile 5728 sayılı Yasa ile 5179 sayılı Yasanın 29/1 maddesinde yapılan düzenlemeyle Türk Ceza Kanununun 185 veya 186. maddeleri kapsamında hükümlerin birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle suç tarihine göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-)5271 sayılı CMK'nun 231/11 madde ve fıkrasında "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısımının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." "hükmü düzenlenmiş olup, buna göre sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi gerektiği ancak anılan madde ve fıkra uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde ve yasal zorunluluk olan hallerde cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetildiğinden; sanık hakkında 29.06.2009 tarihinde 10 ay hapis ve 200 TL adli para cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması karşısında, hükmün açıklanması ile yetinileceği yerde yazılı şekilde sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy