Tebliğname No : 7 - 2011/119481
MAHKEMESİ : Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/10/2010
NUMARASI : 2007/25 (E) ve 2010/222 (K)
SUÇ : 4926 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas - 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasa’nın 5/son. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğundan sanıkların toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği halde bireysel kaçakçılıktan mahkumiyetlerine karar verildiği ve yine dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu sigaraların kaçağa kaldığı, diğer eşyanın ise yerli üretim olduğu gözetilerek;
Sanık H.. Ö..'e dava konusu sigaralar dışındaki eşyaya ilişkin olarak gümrük idaresi tarafından belirlenen gümrüklenmiş değer esas alınarak ön-ödeme önerisinde bulunulduğu, sanık S.. K..'e ise ön-ödeme önerisinde bulunulmaksızın dava açıldığı ve 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön-ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu sigara cinsinden eşya konusunda bilirkişi tarafından belirlenen CİF değer esas alınarak düzenlenen 14.10.2010 tarihli KEMTV’ndaki gümrüklenmiş değere göre sanıklara ayrı ayrı suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön-ödeme önerisinde bulunup, sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar verinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri hafif olduğu halde, pek hafif kabul edilerek uygulama yapılması,
4- Sanıklara hükmolunan cezanın tazmini nitelikteki adli para cezası olduğu ve yine suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK'nun yürürlükte bulunmadığı gözetilmeksizin sanıklar lehine 765 sayılı TCK'nun 59.maddesi uygulanması,
5- Hükmolunan tazmini nitelikteki adli para cezası üzerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 31/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy