MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanığa atılı eylemin 15/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı kanunun 3.maddesiyle değişik 4733 sayılı kanunun 8/4 maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak sayılmamıştır.
1-Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü ile lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK.nun 50. maddesinin (1/a) fıkra ve bendinin yazılmaması ve adli para cezalarının bir gün karşılığının 20TL üzerinden hesaplanması sırasında uygulama maddesi olarak TCK.nun 52/2 yerine 50.maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK.nun 232/6.maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca katılan idareye maktu ücreti vekalet verilmesine ilişkin kısmın, hüküm fıkrasından çıkarılması, hükmün 4.bendine "TCK 50." ibaresinden sonra gelmek üzere "1-a" ibaresinin, yine "... sanığın özgürlüğü bağlayıcı cezasının..." ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK.nun 52/2.maddesi gereğince" ibaresinin eklenilmesi ve hükmün 5.bendinde tayin olunan gün adli para cezasının belirlenmesine ilişkin paragraftan "TCK 50.madde uyarınca" ibaresinin çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK.nun 52/2.maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/02/2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalif
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen karar doğrudur.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen " zararın giderilmediğ" gerekçesiyle ayrıca CMK231/9.fıkraya göre tazminatın denitm süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup sanıklar hakkındaki hükmün bu nedenle bozulması gerekitği düşüncesiyle, çoğunluğun tenkit ve 1 nolu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy