İthali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında, anılan Kanun'un 3/11 maddesi gereğince 47.815,72 Türk lirası İdari para cezası uygulanmasına dair Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/01/2011 tarihli ve 2011/105 kabahat, 2011/106 sayılı İdari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine dair, Kayseri 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2011 tarihli ve 2011/44 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11/05/2011 tarih ve 2011/194 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01/07/2013 gün ve 42410 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve KYB. 2013/251021 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince, idari para cezalarında itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/4. maddesi gereğince kesin olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de 5326 sayılı Kanun'un "Başvuru Yolu" başlıklı 27/1 maddesinde "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir..." aynı Kanun'un 29. maddesinde "Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir." keza aynı Kanun'un 28. maddesinin son fıkrasında yer alan, “Üçbin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” şeklindeki mevcut düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda başvuru üzerine verilen kararın “itiraz” yoluna tabi olduğu, miktar yönünden de bir kısıtlamanın bulunmadığı cihetle, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın yazılı gerekçeyle reddedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma talebi ile gönderilen fiziki dosya ile UYAP sisteminde kayıtlı dosyada farklılık bulunduğundan bu hususun düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 09.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy