Tebliğname No: K.Y.B. - 2013/273274
Bakaya kalıp 7 günden sonra 3 ay içinde gelmek suçundan sanık B.. Ç..'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, İslahiye Sulh Ceza Mahkemesinin 16/09/2009 tarihli ve 2009/140 esas, 2009/264 sayılı kararının kesinleşerek infaza verilmesini müteakip sanığın üzerine atılı eylemin niteliğinin kabahate dönüştüğü ve bu nedenle ilamın infazında tereddüte düşüldüğünden bahisle mahkemesinden yeniden karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, kabahatlinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24/1, 5217 sayılı Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişik 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 86/1. maddesi gereğince 100,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 07/11/2012 tarihli ve 2012/374 esas, 2012/508 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 05/08/2013 gün ve 50013 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve KYB. 2013-273274 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’a 6109 sayılı Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile eklenen Ek 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Birinci fıkra kapsamındakilerden, Emniyet Teşkilatında on yıllık hizmet süresini, memuriyetten sayılmayacak haller hariç olmak üzere tamamlayanlar, askerliklerine karar alınmasını müteakip askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılır" hükmü dikkate alındığında, kabahatli B.. Ç..'in 02/10/1995 tarihinden itibaren polis memuru olarak görev yaptığı ve kabahat tarihi olan 2008 yılının 12. ayında 10 yıllık hizmet süresini tamamladığı anlaşılmakla, kabahatlinin askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılma muafiyeti kapsamında bulunmasına rağmen hakkında idari para cezasına hükmolunmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İslahiye Sulh Ceza Mahkemesinin 07.11.2012 tarih ve 2012/374 Esas, 2012/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği sanık hakkında hükmolunan 100 TL idari para cezanın kaldırılmasına 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.