Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/09/2010 tarihli ve 2010/52822 soruşturma, 2010/54693 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarihli ve 2011/1178 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02/08/2013 gün ve 49934 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve KYB. 2013/268555 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Hasan Değerli adına açılan kredi hesabına, oğlu Ramazan Değerli'nin kefil olduğu, kefalet ilişkisi için kredi açan Garanti Bankasının ilgili şubesinin kefilin kimlik tespitini yapmadığı, bu suretle aynı isme sahip müşteki Ramazan Değerli'nin mağdur olduğu, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının, Önlenmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesindeki "Yükümlüler, kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlede işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek zorundadır." hükmü ile 13.maddesindeki "Bu Kanunun 3 ve 6 ncı maddeleri ile 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan yükümlülüklerden herhangi birini ihlal eden yükümlülere Başkanlıkça beşbin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, sorumlular hakkında gereğinin ifa edilmediği cihetle, itirazın kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinde, Hasan Değerli adına açılan kredi hesabına oğlu Ramazan Değerli'nin kefil olduğu, kredi açan Garanti Bankası Kızılay Şubesince 31/10/2005 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmesinde kefilin kimlik bilgilerinin tespitinin yapılmadığı iddia edilmiş olup, eylem tarihinin sözleşmenin tanzim tarihi olması ve uygulanması istenen 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun hükümlerin anılan sözleşme tarihinden sonra 11/10/2006 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27/02/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.