MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 ve 4733 sayılı yasalara aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlığında suç tarihinin 01/09/2010 yerine 31/08/2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I- Sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında 4733 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... Kurumu adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin müdahilliğine karar verilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
2- TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1.fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmamasına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak, yerine "sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde yazılı kişisel hak yoksunluğunun, TCK.nun 53/3.maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına" ifadesinin eklenmesi ile gümrük idaresine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması, sair kısımların ise aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında TCK’nun 186/1.maddesine muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
1- El konulan suça konu eşyanın TCK.nun 186/1 maddesi kapsamında kişilerin hayat ve sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olup olmadığının kesin bir biçimde saptanması için dosyanın kül halinde Adli Tıp kurumuna gönderilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde tahmine dayalı görüş içeren yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak belirtilen zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir - ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, somut olayda bu nitelikte bir zarar bulunmadığı gözetilerek, sabıkası bulumayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılan ve 5271 sayılı CMK'nun 231/6-b maddesinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın, sanığın eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/4.maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Sanık ...'ın 4733 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... Kurumu adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık hakkında 4733 Sayılı Yasaya muhalefet suçuna yardım etme fiilini işlediği iddiasıyla TCK'nın 39.maddesinin uygulanması talep edilerek kamu davası açıldığı halde 5271 sayılı CMK 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan asli fail olarak cezalandırılması,
2- Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin müdahilliğine karar verilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
3- TCK'nın 53.maddesinin (3) fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV- Sanık ...'nın TCK’nun 186/1. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
1- El konulan suça konu eşyanın TCK.nun 186/1 maddesi kapsamında kişilerin hayat ve sağlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olup olmadığının kesin bir biçimde saptanması için dosyanın kül halinde Adli Tıp kurumuna gönderilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde tahmine dayalı görüş içeren yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
2- Sanık ... hakkında TCK’nun 186/1. maddesine muhalefet suçuna yardım etme fiilini işlediği iddiasıyla TCK'nın 39.maddesinin uygulanması talep edilerek kamu davası açıldığı halde 5271 sayılı CMK 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan asli fail olarak cezalandırılması,
3- TCK'nın 53.maddesinin (3) fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Sanığın adli sicil kaydına göre, silinme koşulları gerçekleşmiş kayıtları dışında daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmediği gözetilerek;
5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olduğu gözetilmeden, bu hususlar karar yerinde tartışılmadan “sanığın inkara yönelik davranışları, benzer suçlardan tekerrüre esas teşkil etmeyen sabıkaları da dikkate alındığından" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak belirtilen zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir - ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, somut olayda bu nitelikte bir zarar bulunmadığı gözetilerek, silinme
koşulları gerçekleşmiş kayıtlar dışında sabıkası bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılan ve 5271 sayılı CMK'nun 231/6-b maddesinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın, “sanığın inkara yönelik davranışları, benzer suçlardan tekerrüre esas teşkil etmeyen sabıkaları da dikkate alındığından" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy