MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı yasa ile Değişik 4733 sayılı yasanın 8/4. fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhte temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
1-Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddeleri olan TCK'nın 50/1-a maddesi yanında aynı Kanunun 52/2. maddesinin de gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasından çevrili adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken, 5237 sayılı TCK.nun 52/4.maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi, gün adli para cezasının ise takside bağlanmadığı halde infaz yetkisini kısıtlar biçimde ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapse çevrilerek infaz edilmesine karar verilmesi,
3-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca; Hükmün 1 nolu fıkrasının 5. bendinde yer alan “TCK'nın 50/1-a” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 52/2” ibaresinin eklenmesi 7. bendinde yer alan “cezasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “ birer ay ara ile” ibaresinin eklenmesi ile aynı bentte
"her iki" ibaresinin çıkarılarak yerine “hapis cezasından çevrilen” ibaresinin eklenmesi, gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının hükümden çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunduğu, mahkemece, yasal gerekçe olmayan suçun işleniş şekli ile adli sicil kaydı dikkate alınarak sanığın ileride suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat edinilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanık yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü değildir. HAGB kararının kesinleşmiş olması bu kararın dayanağı olan ve açıklanmaması nedeniyle askıda olup, henüz hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir hüküm niteliğini kazanmamıştır.
Mahkemece açıklanmadığı için kesinleşmeyen ve askıda olduğu için sanık yönünden sonuç doğurması mümkün bulunmayan bir kararın, kesin bir hüküm gibi yorumlanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kurumun uygulanmaması, usul ve yasaya aykırı olduğundan, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün CMUK'nun 326.maddesinin son fıkrası gözetilerek aleyhe tesir etmemek üzere bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.
Muhalif Üye Muhalif Üye
... ...
Full & Egal Universal Law Academy