Tebliğname No : 7 - 2011/397057
MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 2011/276 (E) ve 2011/315 (K)
SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan idare vekili 18.10.2011 havale tarihli vazgeçme dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğinden sanıkların temyiz taleplerine yönelik incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında, eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre; 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edilmiş olması karşısında, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, sanıklara dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen CİF değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanmış gümrüklenmiş değerin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilip gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden ön ödeme yapılması ve karar verilmesi,
Kabule göre;
1- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar hakkında iddianame ekli CMK 195 meşruhatlı davetiye çıkarılarak usulüne uygun tebliğ edilmeden, savunmaları alınmaksızın hüküm kurularak savunma haklarının kısıtlanması,
3- Sanıklar hakkında 4926 sayılı yasa hükümleri uyarınca ceza tayin edildiği halde kaçak eşyanın 4926 sayılı yasanın 4/4.maddesi ve nakil vasıtasının aynı yasanın 20.maddesi yerine, TCK 54.maddesi ve 5607 sayılı yasanın 13.maddesi uyarınca müsaderelerine karar verilmesi,
4- Sanık Olcay için, bilirkişinin belirlediği cif değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulması yerine hazırlıkta belirlenen yüksek miktardaki gümrüklenmiş değer üzerinden ön ödeme önerisi yapılması,
Yasaya aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların ceza miktarı olarak kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy