İthali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek eyleminden kabahatli ... ve ... haklarında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11. maddesi uyarınca ayrı ayrı 56.614,02 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2012 tarihli ve 2012/3-114 sayılı kararma yönelik başvurunun reddine ilişkin Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 10/12/2012 tarihli ve 2012/995 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2012 tarihli ve 2012/525 değişik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10/09/2013 gün ve 56467 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/09/2013 gün ve KYB. 2013-303574 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-07/11/2008 tarihli ve IM001670 sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamelerine konu ilgili ithalat belgeleri getirtildikten sonra faturaların eşyayı temsil edip etmediğinin araştırılması, faturaların eşyayı temsil etmediğinin saptanması halinde gümrük idaresine beyan edilen GTIP numarası ile eşyanın gerçek GTIP numarasının aynı olup olmadığı ve aynı değilse beyan edilen GTIP numarasının hangi eşyaya ilişkin olduğunun tespiti sonucunda eşyanın gerçek GTIP numarası ile aralarında gümrük vergileri açısından kayıp olup olmadığından belirlenmesi, kaçak olduğu kabul edilen eşyanın gümrüklenmiş değerinin tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde,
2-Serbest Dolaşım Belgeleri nedeniyle 4453 sayılı Gümrük Kanunu gereğince muteriz hakkında uygulanan idari para cezaları ile vergi cezalarına ilişkin Erzurum Vergi Mahkemesine açılan davaların kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından, konuyla ilgili olarak gümrük idaresince düzenlenen soruşturma raporu incelenip değerlendirilerek ve raporda belirtilen hususlar da delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.