5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırı davranmaktan kabahatliler ... ve ... haklarında, anılan Kanun’un 3/8. maddesi uyarınca ayrı ayrı 184.360,00 Türk lirası İdarî para cezası uygulanmasına dair Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 22/03/2011 tarihli ve 2011/591 kabahat sayılı idari yaptırım kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 tarihli ve 2011/603 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine dair, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2012 tarihli ve 2012/177 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10/09/2013 gün ve 56469 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/09/2013 gün ve KYB. 2013-303587 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşya, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin daha lehe olması halinde yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından, konuyla ilgili olarak, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/ 334 Esas ve 2009/125 Karar sayılı Dosyası incelenip, anılan dosyada dinlenilen bilirkişi raporuyla belirlenen gümrüklenmiş değerin esas alındığı hususu açıklanarak ve gümrük idaresince düzenlenen soruşturma raporu da incelenip değerlendirilerek, belirtilen hususlar da delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy