MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında zimmet suçundan hükümlülüklerine ; Bankanın uğradığı 338.643,33 TL zararın, 222.848,73 TL'sinin sanıklar ..., ..., ..., ...,... ve ...'dan ; 115.794,60 TL'sinin ise sanıklar ...,... ve ...'dan eylem tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak katılan bankaya verilmesine,
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2013/3571 Esas - 2013/12511 Karar sayılı ilamına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2013 tarih ve KD - 2013/300669 sayılı yazısı ile hükmü temyiz eden sanıklar ..., ..., ..., ...,... ve ... müdafiilerinin talepleri karşısında, 1412 sayılı CMUK'nun 318 ve 5271 sayılı CMK'nun 299.maddeleri birlikte yorumlandığında, savunma haklarının kısıtlanmaması açısından sanıklar hakkında zorunlu olarak duruşmalı inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazda bulunulması üzerine;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/02/2008 tarih ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 Karar sayılı kararı da nazara alınarak, Dairemizin 04.11.2013 tarih ve 2013/17826 Esas sayılı ara kararı ile itirazın kabulüne, itirazın mahiyetine göre Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2013/3571 Esas - 2013/12511 Karar sayılı ilamının IV numaralı bendi ile alt bentlerinin kaldırılmasına karar verilerek, duruşma açılmak suretiyle yapılan yeniden inceleme sonucunda;
I-Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan banka vekilinin adı geçen sanıklar hakkında iştirak halinde zincirleme olarak basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-02.02.2010 tarihli bilirkişiler kurulu raporunda, 4389 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önceki döneme denk gelen 15.02.1999 tarihli eylem nedeniyle oluşan 80.000,00 DEM karşılığı 15.726,88 TL zararın toplam zarara dahil edildiği, döviz cinsinden zarar hesaplanırken her bir işlem tarihi itibariyle geçerli olan TCMB efektif satış kurunun dikkate alınmadığı ve işlem hatası sonucu ödenmemiş toplam zararın 338.643,33 TL olarak yanlış belirlendiği; oysa dosya içerisinde bulunan ve döviz cinsinden işlemler tarihi itibariyle geçerli olan efektif satış kurunu gösteren TCMB'nın 01.07.2009 tarihli cevabi yazısı ekindeki liste de dikkate alındığında, ödenmemiş toplam zararın 307.866,53 TL, buna göre sanıklar ...,... ve ...'nun müteselsilen sorumlu oldukları miktarın 307.866,53 TL, sanıklar ... ve ...'nun müteselsilen sorumlu oldukları miktarın ise 222.848,73 TL olması gerektiği gözetilmeden, anılan rapor hükme esas alınmak suretiyle ve sanıklar ...,... ve ... aleyhlerine sonuç doğuracak şekilde fazla miktarda zararın ödettirilmesine karar verilmesi, ayrıca oluştuğu kabul edilen zarardan, banka personeli olan sanıklar ...,... ve ...'nun sorumluluk tarzları ve sorumlu oldukları zarar miktarı ile diğer sanıklar ... ve ...'nun sorumluluk tarzları ve sorumlu oldukları zarar miktarı yönünden, hüküm fıkrası ve gerekçeli kararın 7.sayfası ile yine gerekçeli kararın 6.sayfası arasında çelişki oluşturulması suretiyle hükmün karıştırılması,
2-Zimmet nedeniyle bankanın uğradığı zararın ödettirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği de gözetilmeden, zararın eylem tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte ödettirilmesine hükmolunması,
3-Ödettirilmesine karar verilen zarar miktarı ile bağlantılı olarak, fazla miktarda nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmolunması, yine maktu vekalet ücretinden sanıkların eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca;
1-Banka zararının ödettirilmesine ilişkin hükmün 17. fıkrasının (nispi harca ilişkin fıkradan bir önceki fıkra) çıkartılması, bunun yerine "Ödenmemiş toplam 307.866,53 TL banka zararının tamamından sanıklar ...,... ve ...'nun müteselsilen sorumlu olmaları; bu zararın 222.848,73 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'nun adı geçen diğer sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile, 307.866,53 TL zararının sanıklar tarafından katılan bankaya ödenmesine," ibaresinin yazılması,
2-Nispi harca ilişkin hükmün 18. fıkrasının çıkartılması, bunun yerine "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu tarifesine göre hesap edilen 18.287,27 TL nispi harcın tamamından sanıklar ...,... ve ...'nun müteselsilen sorumlu olmaları; bu harcın 13.237,21 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'nun adı geçen diğer sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile, 18.287,27 TL nispi harcın sanıklardan tahsiline" ibaresinin yazılması,
3-Vekalet ücretine ilişkin hükmün 19. fıkrasının çıkartılması, bunun yerine "Karar tarihinde yürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 21.884,66 TL nispi vekalet ücretinin tamamından sanıklar ...,... ve ...'nun müteselsilen sorumlu olmaları; bu vekalet ücretinin 17.440,92 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'nun adı geçen diğer sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile, 21.884,66 TL nispi vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılan bankaya verilmesine, yine 2200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılan bankaya verilmesine," ibaresinin yazılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.030,36 TL nispi temyiz onama harcının tamamından sanıklar ...,... ve ...'nun müteselsilen sorumlu olmaları; bu harcın 15.222,79 TL'lik kısmından ise sanıklar ... ve ...'nun adı geçen diğer sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile, 21.030,36 TL nispi temyiz onama harcının sanıklardan alınmasına, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile,
II-Sanık ... müdafii ile katılan banka vekilinin adı geçen sanık hakkında iştirak halinde zincirleme olarak basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Aşamalarda istikrarlı olarak, 1998 yılı içerisinde Kurumahmutoğlu Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş.'nin veya şirket ortaklarının şahsi kefaletleri ile değişik gerçek kişi ve firmalar adına 48 adet kredi kullandırılması eylemlerine katılmadığını ve eylemlerden haberinin olmadığını savunan ve anılan kredi sözleşmelerinde imzası bulunmayan sanığın, ne suretle azmettiren olarak diğer sanıkların eylemlerine katıldığı hususu delilleri ile birlikte ortaya konulmaksızın; usulsüz olarak kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine sanık ... ile temasa geçerek onunla görüştükleri yönünde anlatımlarda bulunan banka çalışanı, sanıklar ...,... ve ...'nun görüşme içeriklerinin ve görüşme sonucunda ulaşılan sonuçların nelerden ibaret olduğu ayrıntıları ile tespit edilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Üye Dr....'ın karşı oyu, Üye ...'ın değişik gerekçesi ve oyçokluğuyla 26.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Muhalif Muhalif
(Değişik Gerekçe)
DEĞİŞİK GEREKÇE
1-Kredi kullanımı 4389 sayılı Yasa'nın 19.06.1999 tarihinde kabulünden önce olup, bu eylemler zamanaşımına uğramıştır. Kredi kapatılması ile ilgili sanık ... beyanında, işlemlerin çoğunun kendisi ve Hatice tarafından yapıldığını söylemesine göre ödeme yapılan işlemlerle ilgili olarak ayrı ayrı banka görevlilerinin sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğinden,
Kabule göre de;
2-Şirket yöneticileri yönünden de azmettirme eylemi açıkça tespit edilemediğinden bu konuda banka görevlileri dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması, ayrıca işlemlerin hangi banka görevlisi tarafından yapıldığı tespit edilerek zarardan sorumluluklarının buna göre tespitinin gerekmesi ve sanıkların olaydaki katkılarına göre ceza tayini yerine tüm sanıklar için aynı miktarda ceza tayini yasaya aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
KARŞI OY
Mahkemenin kararında belirttiği kabul ve gerekçe yerinde olduğundan, II numaralı bozmaya katılmıyorum.
Dr....
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy