MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan temyiz incelemesinde;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ... davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince; hüküm fıkrasından, ... lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendin çıkartılması ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
12.06.2010 günü saat 07.45 sıralarında ...'...seyir halindeki .... plakalı araç durdurulmuş, yapılan kontrollerde araçta iki farklı markada toplam 21.030 paket kaçak sigara ele geçirilmiş, sanık ... kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, işsiz olduğu için atılı suçu işlediğini belirterek pişmanlığını dile getirip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediğini belirtmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı yasanın 3/5, TCK 62, 50/1, 51.maddeleri uyarınca 10 ... hapis ve 2.000 TL adli para cezası verilmiş hapis cezası ertelenmiş ve suçta kullanılan ve sanığa ait olduğu belirlenen aracın da müsaderesine karar verilmiştir.
Suçun sübutu ceza miktarı ve buna ilişkin uygulama yönüyle sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız bulunmamaktadır. Ancak nakil aracının müsaderesine ilişkin karara katılmamaktayım.
Mahkemece .... plakalı aracın ruhsat bilgileri ... adına kayıtlı ise de, sanığın tesirden uzak samimi soruşturma sırasında savunmasında aracın kendisinin olduğunu belirtmesi nedeniyle, sanığa ait kabul ederek suçta da kullanılması nedeniyle müsadere kararı vermiştir.
5607 sayılı yasanın 13.maddesinde müsadere koşulları belirlenmiş olup;
Anılan yasanın 13/...maddede: Kaçak eşyanın suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat için saklanmış veya taşınmış olması,
13/b maddede: Kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin bu aracın kullanılmasını gerekli kılması şartlarından en ... birinin gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı TCY.nun 54.maddesi gereği nakil aracının iyi niyetli 3.kişilere ait olmaması şartıyla ve müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırılık teşkil etmeyeceği takdirde müsadereye hükmedebilecektir.
Dosya arasında mevcut araç özet bilgileri içeriğine göre .... plakalı araç ..... adına kayıtlı olup 29.03.2010 tescil tarihini taşımaktadır.
12.06.2010 suç tarihinden hemen sonra kayıt maliki 17.06.2010 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe ile aracın kendisine ait olduğunu ...'in 10.06.2010 tarihinde düğün işlerini halletmek üzere emaneten istemesi nedeni ile kendisine verdiğini, kaçakçılık suçunda kullandığını bilmediğini belirterek aracının iadesini istemiş, yine aynı gerekçelerle ve ailesinin geçimini aracını kullanarak sağladığından bahisle mağduriyetini ileri sürerek aracının iadesini nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine verdiği 23.06.2010 tarihli dilekçe ile talep etmiş aynı gün 2010/544 değişik iş sayılı kararı ile Sulh Ceza Mahkemesince şüpheliler hazırlık beyanına itibarla talepleri reddedilmiştir.
Bu kez malen sorumlu vekili 01.07.2010 tarihli dilekçesi ile yeniden aracının iadesini talep etmiş ... 1.Asliye Ceza Mahkemesince 17.08.2010 gün ve 2010/356 müteferrik sayılı kararla aracın teminatsız ruhsat sahibine iadesine karar verilmiştir.
Araç üzerinde yapılan keşifte teknik bilirkişi makine mühendisi ..... raporunda özetle "araçta zula olmadığını, ancak taşınan yük, taşıma aracı yüküne göre 21.030 paket kaçak sigara miktar ve hacim bakımından, bu aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmakta olduğunu belirtmiştir.
Sanık ..., her ne kadar olayın akabinde 12.06.2010 tarihinde alınan ifadesinde "1 ... kadar önce bana ait olan, trafikte tescilini üzerine yaptırmadığını . ... plakalı minibüsümle" diyerek aracın sahibinin kendisi olduğuna dair beyanda bulunmuşsa da bu ifadesi müdafii huzurunda alınmamış olup CMUK 148/4.maddesi gereği hazırlıkta müdafiisiz alınan savunmanın mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas teşkil etmeyeceği açıktır.
Sanık yargılama aşamasında talimatla hakim huzurunda alınan ifadesinde suçu kabul etmiş aracın kendisine ait olduğuna dair beyanda bulunmamıştır.
Malen sorumlu ise minibüsün kendisine ait olduğunu tur işinde ve servis yapmak amacıyla yeni aldığını, sanığa emaneten verildiğini, düğüncüleri götüreceğini söylediğini, kaçak sigara taşıyacağından haberi olmadığını ifade etmiştir.
Sanığın aracın kendisine ait olduğuna dair dosya kapsamıyla müdafiisiz alınan beyanı dışında ifadesi olmayıp, malen sorumlu olayın akabinde verdiği dilekçeler, aracın kendisine ait olduğunu doğrulayan trafik tescil belgesi baştan beri değişmeyen samimi ifadelerle emaneten verdiği aracının kaçak sigara taşınmasında kullanılacağını bilmediğini ısrarla belirtmiş ve müsadere kararı verilmesi nedeniyle de hükmü temyiz etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamıyla, sanığın suçta kullandığı nakil aracının malen sorumludan emaneten alındığının anlaşılması karşısında TCK.nun 54.maddesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişiye ait eşyanın müsadere edilemeyeceği gözetilmeden kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden aracın müsaderesini kapsayan düzelterek onamaya yönelik sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
KARŞI OY
Mahkeme tarafından kaçak sigara naklinde kullanılan minibüsün müsaderesine ve Sayın Çoğunluk tarafından müsadere kararının da onanmasına karar verilmiştir. Bu karara aşağıda sunduğum nedenlerim ile katılmıyorum.
Şöyle ki;
12.06.2010 tarihinde sanık ...’in sevk ve idaresinde bulunan minibüs şüphe üzerine aranarak 2103 karton kaçak sigara yakalanmış ve araç muhafaza altına alınmıştır.
Sanık hazırlık aşamasında müdafisi olmadan polis memurlarına verdiği ifadesinde “.. bir-bir buçuk ... önce bana ait olan fakat trafikte tescilini üzerime yaptırmadığım .... plakalı minibüsümle….giderken..” şeklindeki beyanı ile aracın kendisine ait olduğunu ancak tescilini almadığını belirtmiştir.
Araçta bulunan ve hakkında dava açılmayan eşi ....’de şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde aracın aidiyeti konusunda “ minibüsümüz” kavramını kullanmıştır.
Olay tarihinden beş gün sonra 17.06.2010 tarihinde ... aracın kendisine ait olduğunu, sanığa düğün işleri nedeniyle birkaç günlüğüne emanet olarak verdiğini belirterek aracın iadesi talebinde bulunmuştur. 23.06.2010 tarihli dilekçesi ile bu istemini tekrarlamıştır.
01.07.2010 tarihinde sanık vekili aynı gerekçe ile aracın iadesini talep etmiştir. Mahkeme 17.08.2010 tarihli müteferrik karar ile “aracın ruhsat sahibi veya vekiline iadesine” karar vermiştir. Müdahilin itirazı üzerine de üst mahkeme itirazı reddetmiştir.
Sanığın talimat yolu ile savunması alınmıştır. Ancak bu savunma esnasında sanığa hazırlık soruşturmasındaki ifadesi, müdafiinin ve mal sorumlusunun dilekçelerine göre aracın kime ait olduğu sorulmamış ve aracın aidiyeti yönünden savunması tespit edilmemiştir.
Mal sorumlusu kamu davasına müdahil olmuş ve 23.12.2010 tarihli mahkemede alınan ifadesinde önceki beyanlarını tekrarlamıştır.
Aracın sanığa ait olduğuna dair sadece hazırlık soruşturmasındaki ifadesi bulunmaktadır. Yukarıda sıra ile açıklanan mal sorumlusunun iddiaları araştırılmamış ve sanığa da açıklattırılmamıştır.
Öncelikle bu hususların araştırılmasından sonra sonucuna göre aracın iadesi veya müsaderesi değerlendirmesi yapılması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.