Tebliğname No: 7 - 2012/316401
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/05/2012
NUMARASI: 2008/765 (E) ve 2012/606 (K)
SUÇ: 4733-5607 sayılı yasaya aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin 23.07.2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşıldığından, katılan TAPDK İdaresi vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Şüphe üzerine durdurulan sanığın elindeki poşette 65 paket puro bulunması karşısında, yakalanan eşyanın nevi ve miktarı gözönüne alındığında ticari mahiyette olduğu, eylemin 4733 sayılı yasanın 8/4 maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan TAPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2014 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Yolda yürümekte olan sanık kolluk görevlilerince durdurulup, elinde bulunan poşette yapılan arama sonucunda 65 paket puro bulunmuş, sanık savunmasında puroları içmek için aldığını savunmuş, açılan kamu davasında yargılanan sanığın beraatine karar verilmiştir.
CMK'nın 119. maddesine göre, aramaya karar verme yetkisi hakime aittir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapılabilir.
Somut olayda, kollukça belirtilen şartlara uymaksızın doğrudan arama yapılmış ve purolar ele geçirilmiştir.
Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun hareket eden devlet olarak tanımlanmaktadır.
Anayasanın 20. maddesi, hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü, eşyası ve kağıtları aranamaz hükmünü amirdir.
Bu düzenlemelere nazaran kollukça yapılan aramada hukuka uygun hareket edilmediği aşikardır.
Anayasanın 38/6, CMK’nın 206/2-a, 217/2, 230/1.madde ve fıkralarına nazaran, hukuka aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınamazlar.
Yapılan arama hukuka aykırı şekilde icra edildiğinden arama sonucu elde edilen deliller de hukuka aykırı biçimde ele geçirilmiş deliller olup bunlara dayanılarak hüküm kurma olanağı yoktur.
Açıklanan nedenlerle, her aşamada suçlamayı reddeden ve mahkumiyeti için hakkında başka delil bulunmayan sanık hakkında yasaya aykırı biçimde ele geçen delillere dayanılarak hüküm kurma olanağı bulunmadığından beraat hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bu husustaki kararına katılmıyorum.