Tebliğname No: 7 - 2013/58347
MAHKEMESİ : Mersin 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/12/2012
NUMARASI: 2012/231 (E) ve 2012/841 (K)
SUÇ: 4733 Sayılı yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-Sanığın 5607 sayılı Yasa'nın 3/5.maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi uygulanarak hüküm oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 226.maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK'nun 61.maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın, benzer olaylarla karşılaştırıldığında, vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, yazılı gerekçelerle ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
3-Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
EK GEREKÇE
Yolda yürümekte olan sanık kolluk görevlilerince durdurulup, elinde bulunan poşette yapılan arama sonucunda 14 karton sigara bulunmuş, sanık bu sigaraları ailesinin içmesi için aldığını savunmuş, açılan kamu davasında yargılanan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
CMK'nun 119.maddesine göre, aramaya karar verme yetkisi hakime aittir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapılabilir.
Somut olayda, kollukça belirtilen şartlara uymaksızın doğrudan arama yapılmış ve sigaralar ele geçirilmiştir.
Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti, devlet
organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun hareket eden devlet olarak tanımlanmaktadır.
Anayasanın 20.maddesi, hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü, eşyası ve kağıtları aranamaz hükmünü amirdir.
Bu düzenlemelere nazaran kollukça yapılan aramada hukuka uygun hareket edilmediği aşikardır.
Anayasanın 38/6, CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1.madde ve fıkralarına nazaran, hukuka aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınamazlar.
Yapılan arama hukuka aykırı şekilde icra edildiğinden arama sonucu elde edilen deliller de hukuka aykırı biçimde elde edilmiş deliller olup, bunlara dayanılarak hüküm kurma olanağı yoktur.
Açıklanan nedenlerle, her aşamada suçlamayı reddeden ve mahkumiyeti için hakkında başka delil bulunmayan sanık hakkında yasaya aykırı biçimde ele geçen delillere dayanılarak hüküm kurma olanağı bulunmadığından, sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim.