MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, sigaraların müsaderesine, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanığın, hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesine göre;
1-TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fikranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
2-Davaya katılma hakkı bulunmayan ... katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, lehine vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından ... lehine hükmedilen vekalet ücreti ile TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak, yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/l-...,b,d,e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ifadesinin eklenmesi, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Nakil aracına ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Suça konu nakil aracının ruhsat sahibinin ... olduğu anlaşılmakla bu şahsın malen sorumlu sıfatıyla dinlenilerek iyiniyetli 3.kişi durumunda olup olmadığı tespit edilip, mahkemece suça konu aracın müsaderesi için 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13.maddesinde belirtilen müsadere şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve soruşturma sonucu nakil aracının iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2014 tarihinde I nolu karar için oybirliğiyle II nolu karar için oyçokluğuyla karar verildi.
...
KARŞI OY
Sanık tarafından kaçak sigara naklinde kullanılan aracın, "iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunan malen sorumluya ait olduğu" gerekçesiyle mahkemece ruhsat sahibine iadesine karar verilmesine karşın, dairece müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
Yerel mahkeme hükmü sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhte temyiz yoktur.
CMUK'nun 326.maddesi son fıkrası aleyhe temyiz olmadığı takdirde, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan ağır olamaz hükmünü amirdir.
Çoğunluk görüşüne göre her ne kadar zoralımın, güvenlik tedbiri olduğu, ceza niteliği taşımadığından aleyhe bozma yasağına konu olamayacağından söz edilmekte ise de; mahkemece iadesine karar verilen eşya bizatihi yasak nitelikte, yasalar gereği zoralımı zorunlu bir eşya olmayıp, kaçak eşya naklinde kullanılan taşıma aracıdır. Aracın kendisi kaçak olmayıp, yasa dışı yollardan elde edildiğine dair de hiçbir belge yoktur. Bu nitelikteki bir aracın zoralımı, sanığın mülkiyet hakkını sonlandıran ceza niteliğini taşıyan bir karardır. Zoralımın, ceza yasasında güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmesi her koşulda güvenlik tedbiri olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Olayımızda olduğu gibi zoralım kararı, sanık yönünden ceza gibi sonuçlar doğurmaktadır. Sanık hakkının ihlali anlamına gelir.
Aleyhe bozma yasağının bir amacı da, sanığın temyiz yasa yoluna başvurmaktan korkmamasını sağlamak, hak arama özgürlüğünün önünü açmaktır.
Anayasamıza göre T.C. hukuk devletidir.
Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranan devlet olarak ta tanımlanmaktadır.
CMUK'nun 326.maddesi son fıkrasının dar yoruma tabi tutularak, aleyhe değiştirmeme ilkesinin mutlak surette ve sadece verilen ceza miktarı ile sınırlı tutularak, sanık aleyhine sonuçlara yol açmak, ceza ve usul yasalarının temel esprisine aykırı olup, hukuk devleti ilkesini de zedeler niteliktedir.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının aleyhe temyiz olmadığı halde bozulması, sanık yönünden bozmaya uyulduğu taktirde önceki hükümden çok daha ağır hukuksal sonuçları doğuracağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı II numaralı bozma kararına katılmıyorum.
...
... ...