MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii 08/09/2011 tarihli dilekçesinde müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu öne sürdüğüne göre, 5271 sayılı CMK.nun 42/1.maddesi uyarınca temyiz talebini de içeren eski hale getirme istemi konusunda karar verme yetkisi dairemize ait bulunduğundan mahkemenin 05.01.2011 gün 2009/1176 Esas 2010/940 Karar sayılı ek kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, bu konuda verilen ek karar kaldırılarak, yapılan incelemede;
... ilçesi saçanlı köyünde ikamet ettiğini mahkeme aşamasında beyan eden sanık için ... köyünde Tebligat kanunu 35. maddesi uyarınca yapılan 12/06/2010 tarihli gerekçeli karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olmadığı anlaşılmakla, eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine sanık müdafıinin yasal süresinde ki temyiz istemi üzernie 16.09.2010 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
1- TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
2- Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kesin ve tazmini nitelikte adli para cezası olduğu ve 1412 sayılı CMUK'nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi,
4- Dosya kapsamına göre; dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı gibi nakil aracında gizli bölme bulunmadığı, ayrıca nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçları doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete de aykırı olacağı dikkate alınarak, nakil vasıtasının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi ile "5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin" kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması ve hükümde gösterilen taksitlendirmeye ilişkin fıkraya "sanık hakkında tayin olunan gün adli para cezasından çevrili adli para cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksitle tahsili" ile hükümden aracın müsaderesine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Kaçak eşyanın taşınmasında kullanılan ... plakalı aracın sahibine iadesine, araç kaydı üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, araç yönünden yaratılmış teminatın iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.