Tebliğname No: K.Y.B. - 2013/383664
3194 sayılı İmar Kanunu'na aykınlık eyleminden dolayı S.. A.. hakkında aynı Kanun'un 42.maddesi uyarınca 3.956,40 Türk Lirası idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Eskişehir Tepebaşı Belediye Encümenin 16/05/2013 tarihli ve 1029 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine dair Eskişehir 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 06/09/2013 tarihli ve 2013/496 değişik iş sayılı kararma karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin ESKİŞEHİR 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2013 tarihli ve 2013/385 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.12.2013 gün ve 72623 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 gün ve KYB. 2013-383664 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesine eklenen 8.fıkra ile idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğinin düzenlendiği ve 15 Kasım 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05.04.2007 gün, 2007/35 esas, 2007/36 sayılı kararma göre de "İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca para cezası verilmesi işlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanın tespiti, önlenmesi veya giderilmesine yönelik idari bir işlemin devamı niteliğinde olduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idari yaptırım kararının yanı sıra idari yargının görev alanına giren başka bir kararın da verilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak söz konusu para cezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesinde açılan dava, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görevine girmemektedir." denilmiş olmasına göre, somut olayda idari para cezası ile birlikte ruhsatsız olarak yapılan ilave inşaat ile ilgili olarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.maddesine göre bir ay içinde ruhsat alınmasına, süresi içinde ruhsat alınmadığı veya alınamadığı takdirde yıkımına da karar verilmiş olunması ve bu kararın iptali istemiyle açılan davanın Eskişehir 1.İdare Mahkemesinin 2013/908 esas sayılı dosyası üzerinden devam ediyor olması karşısında, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 11/02/2008 tarihli ve 2006/3986 esas, 2008/908 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3.maddesi, aynı Kanun'un 27.maddesine 5560 sayılı Kanun ile eklenen 8.fıkra bir arada değerlendirildiğinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5940 sayılı Kanunla değişik 42.maddesi uyarınca verilen para cezalarına karşı açılacak davaların çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu hususu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2013 gün ve 2013/385 D.İş sayılı kararının, CMK.nun 309/4.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 26.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.