MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekili 04.02.2011 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiğinden dolayı sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nun 231/6 maddesinin a bendinde yazılı; "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması," ve anılan maddenin c bendinde yazılı; "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" koşullarının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği ve dosya kapsamına göre sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükmün, kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceğinden dolayı yazılı gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi yanlış ise de, zararı gidermediği anlaşıldığından, mahkemece 5271 sayılı CMUK 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması sonuç itibariyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın zararı ödemesi HAGB için şart olmayıp 4 adet HAGB'li dosyası olduğu için çoğunluğun tenkit kararına bu nedenle katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy